Haberler

Sarıkeçe ‘esnafa 5 milyonluk destek paketini’ sordu

İYİ Parti Keşan İlçe Başkanı Zafer Sarıkeçe, Keşan gündemile ilgili açıklamalarda bulundu. Esnaf yardımlarından, Millet İttifakı’na ve mecliste gündeme gelen konulara kadar bir çok konuda açıklama yapan Sarıkeçe, Keşan Belediyesi’nin bir önceki dönemden kalan borçlarını tekrar gündeme getirdi.

“Maskesiz insanlar sokakta çay içiyor”

4 Şubat 2021 Perşembe günü gerçekleştirilen Belediye Meclisinde yaşananları değerlendirmek üzere basın toplantısı düzenlediklerini ifade eden İYİ Parti Keşan İlçe Başkanı Zafer Sarıkeçe, pandemi sürecinin vebalini çekenlerin küçük esnaf ve 65 yaş üstü vatandaşlar olduğuna dikkat çekerek; “Günah keçileri bu gruplar oldu diğer taraftan Keşan’da hayat normal bir şekilde pandemi, hastalık yokmuş gibi devam ediyor. Eski Köy Garajı, Eski Belediye’nin bulunduğu yerler insan yumağı, sosyal mesafe hak getire. İnsanların maskesiz dolaşıp çayını kahvesini rahatça içtiğini gözlemlemekteyiz. Kimsenin ekmeği ile oynamak derdinde değiliz ama Sayın Kaymakamımızdan rica ediyorum çıkıp bir Keşan’ı dolaşsın. Aylardır kapalı olan esnafımıza karşın pandemi yokmuş gibi dolaşanların belki yüzleri kızarır. Bu konuda mülki amirimizden hassasiyet rica ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“Son dakikada çıkıp ben bunu yapmıyorum demek…”

Pandemi sürecinde kapalı olan esnaflardan yola çıkarak, Keşan’da yaşayan hamal ve müzisyenlere yardım edilmesi konusunda Millet İttifakı olarak karar aldıklarını ifade eden Sarıkeçe; “Keşan Belediyesi’nin elde ettiği gelirin bir kısmını esnaf, hamal ve müzisyen arkadaşlarımıza vererek yanlarında ve onlara destek olduğunu göstermesinin çok güzel bir hareket olacağını düşündük. Bu uygulamanın Türkiye’nin bir çok il ve ilçesinde yapıldığını görüyoruz. Kaldı ki bunu AK Parti, İYİ Parti, CHP belediyesi olarak da nitelendirmeye de gerek yok. Türkiye’nin her yerinde insanlara imece usulü destek olarak kalbimizdesiniz demek için yola çıktık. Taslak hazırladık ve sunduk. Keşan Belediye Başkanımız sağ olsun o günlerde hepimizden fazla bir şekilde bu olaya sahip çıktı. ‘Çok güzel olur.’ dedi. Videolar hazırlattı, sosyal medya hesaplarında para ile reklamlar yaptırdı hatta şimdi bile açsam izleyebiliriz. ‘5 milyon lira esnafımıza yardım yapıyoruz.’ dedi. Her ne kadar projenin fikir babası olmasa da bizim amirimizdir, belediye başkanımızdır, buyursun şatafatını da sürsün, yeter ki esnafımıza destek olunsun dedi. Ama baktık ki geçtiğimiz Perşembe günü belediye başkanı sabah saat 11:00’de beni arıyor ve sinirli, stresli bir şekilde yüksek perdeden <Ben bu yardımları kabul etmiyorum, imza atamayacağım.> diyor. Geçmişte yaptığı reklamları, bas bas bağırarak insanlara verdik, vereceğiz diyen cümlelerini bir kenara bırakıyor nasıl oluyorsa unutuyor aslında unutmuyor da kendisine hatırlattığımız zaman <Şov yapmak benim işim, ben şovu yaparım> diyerek pişkinlikle yüzü kızarmadan söyleyebiliyor. Biz de dedik ki <Herkes kendine yakışanı yapar.> Sayın Başkanım buyurun isterseniz kabul edin isterseniz kabul etmeyin. Sayın Hüseyin Çakmak‘ı arayıp liste hazırlatarak, kimler olacak bu listede diyerek o kadar insana ders çalıştırarak son dakikada çıkıp ben bunu yapmıyorum demek bilemiyorum bizim literatürümüzde bir sürü kelime var ama burada dile getirmek yakışmaz. Biz üzüm yemek derdindeyiz, bağcıyı dövmek derdinde değiliz. Böyle bir günde insanlara küçük de olsa umut ışığı olup, küçük de olsa deliklerini kapatabilseydik ne olurdu? Biz hala bunun derdindeyiz. Söylediklerimde bir yalan varsa çıkıp Hüseyin Çakmak çıkıp, sen yalan söylüyorsun da diyebilir ya da İYİ Parti İlçe Başkanı doğru söylüyor da diyebilir. Ben kararı Sayın Hüseyin Çakmak’a havale ediyorum. Kendisi yüzlerce, binlerce üyenin arkasında durduğu kimseye bel bağlamayan bir kurumun başkanı. Umuyorum ki çıkıp yaşananları detaylarıyla anlatır. Kamuoyu da bu konu ile ilgili neyin ne olduğuna vakıf olur diye düşünüyorum.” dedi.

“İttifak aklınızı bozmuş”

100 yıllık Keşan Belediyesinde bugüne kadar böyle bir veriyorum, vermiyorum şeklinde yaklaşım görülmediğini, işin bir kurumsallığının ve ciddiyetinin olması gerektiğini vurgulayan Zafer Sarıkeçe; “Bu iş çocuk oyuncağı değil, alın misketlerinizi başka yerde oynayın. O kurumun büyüklüğüne inanan oradaki koltukları dolduran insanların şahsiyetine inanan, tama eden insanlar var. İnsanların duyguları, sıkıntıları, hisleriyle oynamanın ne derece doğru olduğunun kararını kıymetli kamuoyuna, değerli hemşehrilerime bırakıyorum. Bu iş maalesef öyle bir hal aldı ki kameranın karşısına geçen söylediği ne olursa olsun doğru ben doğru söylüyor onlar yalan söylüyor şeklinde bir edebiyat halen daha kulağımıza geliyor. Pazaryerinin yapılmamasının sebebi İYİ Parti, CHP ittifakı, onun yapılmama sebebi İYİ Parti, CHP ittifakı. Ya bu ittifak ne kadar bozmuş sizin aklınızı, fikrinizi. Evet bir şeylerin iyi gitmesi sizin canınızı mı sıkıyor, üzülüyor musunuz? Hayır bizlerde aman bir ittifaka olsa da bir yere takılsak insanları değiliz. Sonuçta bugün şartlar böyle. Bunu kimse istemedi. Ne İYİ Parti, ne CHP ne de diğer partiler. Sonuçta konjöktör bunu gerektirdi. Bizlerde saygı ve sevgi çerçevesinde bu konjektörün içerisinde ilerlemeye çalışıyoruz ve gayet de iyi anlaşıyoruz. Hiç bir sıkıntımız yok. Bugün şartlar böyle. Yarın çok rahat bir şekilde bir birimiz elini sıkıp rakip olabilecek seviyede olgunluğa erişmiş insanlarız biz. Bu ittifak sonsuza kadar sürecek diye bir durum yok. Ama bugünkü şartlarda bizim çizgimiz ile onların çizgisinin örtüşmesi Keşan için de durum böyle. Biz bir şeylere karşı çıkıyormuşuz, istemiyormuşuz ne gibi mantığı olabilir.

“Keşan Belediyesi’nin ne kadar borcu var kardeşim? Çıkıp açıklayın”

Aylardır söylüyoruz Keşan Belediyesinin ne kadar borcu var kardeşim? Çıkıp açıklayın. Batmış, bitmiş belediye mi devraldın? Canın sıkılıyor, ruh halin güzel batık belediye aldın, 30 senedir bitik belediye aldın, zaman geliyor pamuk gibi oluyorsun, gülümsüyorsun diyorsun ki Türkiye’de kredibilitesi en açık belediyelerden birini devralmışız, çok borcu yok. Bir karar ver; borçlu, batık belediye miyiz? Hayır, senin de bildiğin gibi kredibilitesi gayet açık, çok borcu olmayan bir belediye devraldın. Hala şu kadar borcum var cümlesini kuramıyorsun. Ben tahmin ediyorum az çok matematiği bilen insanlarda tahmin ediyordur emin ol bir önceki dönem Keşan Belediyesinin sana bıraktığı borç kadar şu anki belediyenin borcu var. Aldığının iki katı borcun var ve bu da demek oluyor ki muhalefet sana bunları yapabilme izni vermiş. Sen bu izni almasan, bu insanlar sana borçlanma yetkisini vermese örnek 50 lira, 70 lira borcu 140 lira yapamazsın. Demek ki biz sana bu yetkiyi bu müsaadeyi vermişiz. Niçin vermişiz? Senin kara kaşına kara gözüne vermemişiz, biz bu yetkiyi Keşanlılara bu bölgenin insanlarına vermişiz. Oradaki insanların kötü yoldan geçmesi bizim de canımızı yakar. Pazarcı esnafımızın yağmurda, soğukta, çamurda durması bizim de canımızı yakıyor. Bu Keşan’ı sadece sen düşüneceksin, biz olmaz, istemeyiz diyeceğiz, seni bir yere sıkıştıracağız. Müslüman biz seni bir yere sıkıştırsak 70 liralık Keşan Belediyesinin borcunu nasıl 140 lira yapacaksın. Yetki bizde vermiyoruz sana bu yetkiyi ama Erikli dedin verdik, yol dedin verdik, tarlaya dedin verdik tezeğe dedin verdik. Vermediysek de ya hava şartları demişizdir ya da ciddi anlamda endişelerimiz vardır. Kusura babanın çiftliği değil burası. Keşan’ın parası çarçur ettirmeyiz. Senden sonrasını da düşünmek zorundayız. Bir padişahlık değil burası. Sonuçta burası bir belediye ise senden sonraki dönemi de hesabını, kitabını yapmak zorundayız. Buyurun İpsala Belediye Başkanı maaşları ödeyemiyor, her tarafına aciz gelmiş maaşları ödeyemiyor. Bunu mu yapalım;? Keşan Belediyesini 2 sene sonunda 200-300 milyon borçlandırıp senden sonra gelecek olan adamı çalıştırmamak mı hedefin? Veya Keşan’daki bütün projeleri ben yapacağım. Hayır efendin etap etap yürü. Geldiğin günden beri 24 saatte trafiği çözecektin, pazaryerinin üstünü kapatacaktın. Bunları muhalefet olsun diye söylemiyorum senin çok önemli işlerin vardı. Neredeyiz 2 yılın sonunda trafiğin çözüldüğünü görmedik demek ki bu işler atıp tutmakla olmuyor. Millet İttifakı istemiyor demek ne demek? Nasıl bir cümle bu? Biz pazaryerinin üstünün kapatılmasını neden istemeyelim? Eylül ayında imzalanmış bir protokol var, başlat kardeşim. Erikliye su gelmesini istemiyorlar. Veriyoruz işte siz bunu milletten korktuğunuz için veriyorsunuz. Biz niçin milletimizden korkalım. Biz muhalefetiz sen iktidarsın. Sen işini yaparsın biz işimizi yaparız 5 senin sonunda sandığa gideriz insanlar iyi mi yaptık kötü mü yaptık bunun kararını verir. O aziz millet bize güvenmiş ki bizi de muhalefete koymuş. Bakalım bir sonraki mecliste yeni pazaryeri için onay verecek misiniz diye aba altından sopa göstermek. Efendi sen bu Keşan’ı ne kadar seviyorsan bizi de 2’le çarp. Sen bu Keşan’ın parasını ne kadar çarçur etmek istiyorsan bizi 4’le çarp. Kameralar önünde şov yaparak çok sevdiğini söylediğin esnaftan AVM’ler dahi bu pandemi de kiralara indirim yaparken kaç tanesine kira indirimi yaptın. Kaç tanesinin kirasını %3, 5, 7, 50, 100 arttırdın? Çoğunun kirasını 2 katı arttı, 5 katı arttı. Demek ki sen esnafı çok fazla seven bir insan değilsin. O zaman kameralar önünde birbirimize tiyatro yapmayı bırakacağız, gerçekleri konuşacağız. Samimiyet ise gerekirse kameraları kapatacağız ve bu sorunları nasıl çözeceğiz diye konuşacağız. Ama biz bunları göremiyoruz. Gördüğümüz tek şey kameralar önünde bülbül, aslan kesilen yeri geldiği zaman karton kabadayılık yapan bir adam. Bizim şevkimizi de köreltiyor. Senin derdin manifaturacılar çarşısındaki pazaryerini yapmak ama alma 21 milyon, 30 milyon. Biz dersimize çalışıyoruz. Sayın Suat Dönmez ağabeyimiz burada. Yöneticimiz aynı zamanda kendi çapında bu işlerin erbabı.

Suat Dönmez; “Bura yapılacak 9 bin metrekare inşaatın maliyeti 6,7 milyon liraya çıkar.”

Sarıkeçe; “Biz sana kredi yetkisi verelim sen bu insanları daha fazla bekletme ve bu işi yap diyoruz. Beyefendi diyor ki; hayır ben 21 dönümü satacağım, satmazsam ben bu yeri yapmam. Bu 21 dönümü mütehaite verecek, 210 daire yapılacak bana göre buraya çit yapacağız, koyunlar geçecek, koyunlardan ip yapacağız gibi anlatıyor. Derdi bu insanları pazaryeri sahibi yapmak değil. Bana bu işin patlamadan yapılacağının garantisini verebilir misin Suat ağabey?

Dönmez; “Normal şartlarda en az 2 yıl sürer.”

Sarıkeçe; “Bu 2 yılda ticari bir sarsıntı geçirmemenin garantisi var mı?”

Dönmez; “Garantisi yok. Ekonomik şartlar belli.”

Sarıkeçe; “Krediyi çek bir an önce başla insanların başını sokacak bir pazaryeri olsun. 21 dönüm yer kaçmıyor. Projeler bitmez daha sonra Keşan’ın yararına başka bir projede kullan. Senin derdin nedir ben anlamadım. 2 sene 3 sene sonra yokum diye mi düşünüyorsun. Erikli’nin su sorunu için 25-30 milyona tamam diyorsun ama pazaryeri için al 6 ayda bitir diyoruz istemiyorum diyorsun. Diyorsun ki Keşanlının parası ile Erikliye su getiririm ama Keşanlının parasıyla Keşan’a pazaryeri yapmam. Sen orada pazaryeri yapmak istiyor musun? Mevcut pazaryerinin üstünü kapatmak istiyor musun? Ben inanmadığımı söylüyorum. Sen çoluğundan çocuğundan yemin ederek söyle deki ben pazaryerinin üstünü kapatmak istiyorum. Kimin derdi üzüm yemek, kimin derdi bağcıyı dövmek? Kamuoyuna soruyorum.

“Kimse kimseye çekirdek vermedi”

Son olarak “Bizim danışmanlarımız, kameraya çekenlerimiz yok. Hazırlanmadan daha samimi olduğuna inandığımız için halk gibi çıkıyoruz. Biz tiyatro yapmayı bilmiyoruz.” diyen Sarıkeçe, şu ifadeleri kullandı: “Küçük ortak olayına gelince de sadece bizi yaralamadı bu olay. Sosyal medyada kendi partisinden olan insanların da sessiz kalmadığını görüyorum. Aklı selim düşünen herkes bu işlerin geçmiş döneme çamur atarak olmayacağına inanıyor. İnşallah Keşan’ın belediye başkanı da en kısa zaman da buna inanır. Çünkü geçmiş dönem dediği ittifak yaptığı MHP’nin belediye başkanını da, birlikte görev yapılan MHP’li, AK Partili meclis üyelerini de kapsıyor. Kimse kimseye çekirdek vermedi. Kimse kimseye enseye şaplak olmamış. Gayet güzel işlere imza atılmış. Eleştirilecek yerler var mı var ama zaten onun kararını halk sandıkta veriyor. Geçmiş dönem geçmiş dönem denince şimdiki dönemi görünce esas bizden sonra bu dönem anlatılacak diye düşünüyorum. Biraz daha el insaf, vicdan, biraz daha söylediklerimiz de dikkatli olalım derim ben. Geçmişle yargılamaya kalkılırsa herkesin geçmişin de hataları olabilir. Kendisinin de 15 yıllık Ticaret Odası geçmişi var. Geçmiş açılırsa en büyük sıkıntılardan bir tanesini onun çekeceğini çok iyi biliyor. Geçmiş geçmiş deyip de Genel Başkanı gibi bulmuş bir yol Kılıçdaroğlu’na yaptığı gibi davranışlar bu hareketler ona zarar yazar. Adam gibi Keşan Belediyesini yönetmeye karar verirse Geçtiğimiz Cuma günü söylediğimiz gibi özür dilemek kaydıyla biz her türlü sıkıntı yapmadan destek vermeye hazırız. Samimi olduğuna inandığımız sürece. ama onun haricinde varsa çok parası bu saatten sonra yapabiliyorsa yapsın.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Konya Web Tasarım Keşan Web Tasarım Sigara Bırakma Merkezi Sağlıklı Zayıflama Yöntemleri Gluten Diyeti Nasıl Yapılır Dijital Pazarlama Teknikleri Dijital Reklam Ajansı Blikkenslager Keşan Gelinlik
Kapalı