Haberler

Kılıçdaroğlu, rakamlar vererek, eğitim sistemine ilişkin eleştirilerini ve 14 maddelik çözüm önerilerini sıraladı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, pandemi döneminde öğrencilerin eğitimlerini alabilmeleri için 14 maddeden oluşan çözüm önerilerini sıraladı.
Kılıçdaroğlu, ücretsiz veya ucuz internet için girişim başlatılması gerektiğini belirtirken, televizyon olmayan evler için de kampanya çağrısında bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eğitim sistemine ilişkin öneri ve eleştirilerini sıraladığı basın toplantısında, “Eğitim bir kişinin, bir grubun tekeline bırakılacak bir iş değildir. Önümüze engel çıkarmasınlar. Biz her türlü fedakarlığa hazırız.” dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Eğitime yaklaşımda dünya gerçekleri asla göz ardı edilemez. Bu konunun uzmanları tarafından değerlendirilir ve gündeme alınır. Eğitimle ilgili konular konuşulurken uzmanların olmasına özen gösterilir. Yani yaşamı boyunca, eğitim konusunda uzmanlaşmış bilimsel yazılar yazmış görüşler değerlendirilir. Tüm paydaşlar bir araya gelir ve çözüm bulunur. Eğitim şura’larında oturulur konuşulur ve politikalar belirlenir. Bakandan bakana ya da günü birlik politikalarla eğitim politikaları oluşturulmaz” dedi.
Kılıçdaroğlu, “Milli Eğitim’le ilgili geldiğimiz bir süreç var, yaşadığımız sorunlar var. Bu sorunları en rahat nasıl aşabiliriz? Kısa sürede neler yapabiliriz? Bu konu hakkındaki düşüncelerimizi ifade etmek için bu basın toplantısını düzenledik.
Nedir? Önce sayıları verelim:
Bugün devlet okullarında zorunlu örgün eğitim kapsamında devletin 54 bin 715 okulu var. Ayrıca 13 bin 870 de özel okul sayısı var. Zorunlu örgün eğitim kapmasında toplam derslik sayısı 588 bin 10 derslikte çocuklar eğitim görüyorlar. Derslik başına 25.8 öğrenci düşüyor. Yani 26 öğrenci. Özel okullarda ise 139 bin 337 derslik var burada derslik başına öğrenci sayısı 10.6 yani 11 öğrenci var. Özel okullarda hem derslik sayısı fazla hem de derslik başına düşen öğrenci sayısı az. Eğitim kalitesi de daha iyi. Devlet okullarında örgün eğitim kapsamında 15 milyon 189 bin 878 öğrenci devlet okullarında. Özel okullarda okuyan öğrenci sayısı ise 1 milyon 468 bin 198’dir. Okullardaki öğretmen sayısı devlet okullarında 942 bin 936’dır. Bu öğretmenlerin 101 bin 730’u sözleşmeli. Özel okullarda ise 174 bin 750 öğretmen var” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zorunlu örgün eğitim kapsamında devlet okullarına kayıtlı öğrencilerden 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin evinde internet yoktur. 21. Yüzyıldan söz ediyorum. Türkiyeden söz ediyorum. Türkiyeyi çok farklı bir şekilde iktidarın halkımıza lanse ettiğini biliyorum. Türkiye’nin uçtuğunu, büyüdüğünü söylüyorlar, Türkiyenin dünyaya meydan okuduğunu söylüyorlar. Türkiye’nin eğitim sisteminin çok parlak olduğunu söylüyorlar. Ama rakamlar yalan söylemez 3 milyondan fazla öğrencinin evinde internet yok. Sadece bu mu hayır! Devlet okullarına giden öğrencilerden 754 bin 429 öğrencinin de evinde televizyon yok ama biz uzaktan eğitim EBA dediğimiz şeyi yapıyoruz. Televizyonu olmayan bir öğrenci nasıl eğitim alacak? Sayı 754 bin 429. Pandemi koşullarına uygun eğitim için en az 57 bin 340 yeni dersliğe ihtiyaç var, 92 bin 165 yeni öğretmene ihtiyaç var. Hem dersliğe hem de öğretmene ihtiyaç var.”

Kılıçdaroğlu, eğitim sürecine ilişkin 14 maddeden oluşan çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

“Neler yapılmalı?
Diyorlar ya ‘CHP hep eleştirir, hiç öneri getirmez.’ Pandemi süresince esnaf için, çiftçi için, sanayici, memur, çalışanlar için işçiler için hep öneriler getirdik. Şimdi de eğitim konusunda bize düşen sorumluluğun gereği olarak önerilerimiz:

1- Milli Eğitim Bakanlığı’na gerekli mali kaynak sağlanarak ivedilikle 57 bin 340 derslik ihtiyacı giderilmelidir. Bazı köy okulları yeniden açılmalıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynak sorunu yaşıyor ve bunu yapmayacağını söylüyorsa yer tahsisi yapılmak koşuluyla CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları bu yatırımı çocuklarımız için kendi illerinde yapmaya taliptir. Öte yandan İBB İSMEK ve ABB BELMEK binalarının çocuklarımızın pandemi koşulları için uygun bir şekilde eğitim almaları için Milli Eğitim Bakanlığı’nın kullanımına tahsis etmeye hazırdır.

2- YÖK ile yapılacak işbirliği kapsamında üniversitelerin 2020-2021 öğretim döneminde açılmayacak fakültelerin özellikle derslik, amfi ve konferans salonlarının gibi alanların doğrudan örgün eğitim sistemine kullanımına tahsis edilmelidir. Yeniden açılacak köy okulları ile düşünüldüğünde metrekare başına düşen öğrenci sayısında çok daha hızlı bir şekilde ulaşmak mümkün olacaktır.

3- Yeni dersliklerin hizmete girmesi ile birlikte çocuklarımızın eğitimi için ihtiyaç duyulan 92 bin 165 öğretmenin ataması zaman geçirilmeden süratle yapılmalıdır. Sosyal devletin önemi bir kez daha kabul edilmelidir. Siyasi otorite pandemi meselesiyle kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen garabetine son vermelidir. Öğretmen öğretmendir kadrolar verilmelidir.

4- Okulların hijyen kurallarına uygun olarak açılması ve hijyenin sürekliliği açısından Milli Eğitim Bakanlığı’na en az 60 bin kişilik kadrolu yardımcı hizmet personeli alınmalıdır. Önerimiz AK Parti’nin de lehine 60 bin kişilik kadro açacaksın. Bugün için diğer bakanlıklardan ve İŞKUR üzerinden sağlanan personelin hijyenin sürekliliği açısından yeterli olmadığı açıktır.

5- Dezenfektan, maske, ateş ölçüm cihazı gibi ihtiyaçlar için velilerden ek ücret talep edilmemelidir. Okullar açılmadan bu ihtiyaçlar süratle giderilmelidir.

6- Milli Eğitim Bakanlığı internet hizmeti sağlayıcısı kurumlarla görüşerek zorunlu örgün eğitim kapsamında devlet okullarına kayıtlı 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin internet erişimini sağlamalıdır. Bu hizmet için maliyet evrensel hizmet fonundan sağlanmalıdır. Böyle bir fon var böyle bir para var eğer bu para heder edilmesiyse bunun için kullanılmalıdır.

7- Bu bağlamda uzaktan eğitim süresince öğrenci ve öğretim elemanlarının tamamına sınırsız ve uzun süreli internet erişimi ya ücretsiz ya da çok ucuza sağlanması için başta mobil telefon operatörleri olmak üzere tüm altyapı sağlayıcıları nezdinde girişimde bulunulmalıdır. Operatörlerin de sorumlulukları olduğu asla unutulmamalıdır.

8- Evinde televizyonu olmayan 754 bin 429 öğrencinin televizyona kavuşması için Milli Eğitim Bakanlığı’nın STK’larla ‘Senin de televizyonun olsun’ kampanyası açmalıdır. MEB bu kampanyayı açmayacaksa CHP’li belediyeler STK’ların da katkısıyla bu sorunu çözmeye taliptir.

9- Her hanede öğrencinin yararlanacağı dizüstü, masaüstü ya da tablet bilgisayar bulunmalı bilgisayarı olmayan öğrencilerin ihtiyacı MEB tarafından Evrensel Hizmet Fonu’ndan karşılanmalıdır. Milli Eğitim bakanlığı bunu yapamayacaksa ‘benim param yok, hazinede de para bitti’ diyorlarsa CHP’li belediyeler yılbaşındaki döviz kuru güvencesi verilmek koşuluyla ve ayrıca açacakları yardım kampanyası da engellenmemek şartıyla bu sorunu gidermeye taliptirler.

10- Bugün, MEB’in EBA üzerinden yaptığı eğitim sadece TRT ile sınırlı kalmamalı, belli dersler tüm televizyon kanallarında eşzamanlı verilmelidir. Böyle bazı engeller kalkacaktır. Bu noktayı özellikle MEB’in unutmaması gerekiyor. Bugün 2.5 milyonun üzerindeki hanede 6 kişiden fazla insan yaşıyor.

11- Pandemi koşulları tüm derslerin okulda verilmesine uygun değilse, sadece önemli derslerin okullarda verilmesi okullarda verilmesi düşünülmelidir.

12- Pandemi süresince bir sağlık görevlisi ve rehber öğretmenin okulda bulunması sağlanmalıdır.

13- Okul servisi yapan esnafın bu süreçte kazanç elde edemeyeceği için vergi ve sigorta primleriyle aldıkları kredinin faizsiz ertelenmesi sağlanmalıdır.

14- Kamu, özel ayrımı yapmaksızın, 12 yaşından küçük çocukları olan ebeveynlere dönüşümlü olarak eğitim izni hakkı tanınmalıdır.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı