Gündem

Keşan Ata’sını bitmeyen özlemle andı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hayata gözlerini yummasının 83’üncü yılında, tüm yurtta olduğu gibi Keşan’da da özlemle anıldı. Saatler 09.05’i gösterdiğinde Keşan’da hayat durdu. Keşan bir kez daha Ata’sını selamladı.



Atatürk’ü anma programı saat 08.50 sıralarında, Cumhuriyet Meydanı’nda başladı. Törende ilk olarak Atatürk Anıtı önüne Keşan Kaymakamlığı, Garnizon Komutanlığı, Keşan Belediye Başkanlığı ile siyasi parti ve dernek ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tarafından çelenkler sunuldu. Çelenklerin sunulmasının ardından, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayata veda ettiği saat 09.05’te, sirenler eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşuna geçildi. Saygı duruşu sırasında, hayat durdu. Tüm yurdun büründüğü matem sessizliğini caddelerden yüksel siren sesleri yırttı. Meydana gelen vatandaşların olduğu gibi, şehrin her yerinde yayalar ve araçlar durdu; sürücüler indikleri araçlarından çalışanlar da işleri bırakarak saygı duruşunda bulundu.


Tören, Keşan Belediye Bandosu eşliğinde okunan İstiklal Marşı ile birlikte bayrakların yarıya indirilmesinin ardından sona erdi.


Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk sunumunun ardından, tören Keşan Belediyesi Konferans Salonu’nda devam etti. Keşan Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan program, saat 10.00 sıralarında başladı.


Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.
Programda, günün anlam ve önemini belirten açılış konuşması, Keşan Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Taşkın Okumuş tarafından gerçekleştirildi.


Okumuş: “Türkiye Cumhuriyeti ve köklü inkılaplar düşünsel bazda Atatürk tarafından gerçekleştirilmiştir”


10 Kasım 2021 Türk Milleti’nin büyük önderi, Cumhuriyet Türkiye’sinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 83’üncü ölüm yıldönümü olduğunu belirten Okumuş, şunları söyledi: “Atatürk’ün yaptıklarını bir kez daha hatırlamak, onu daha iyi anlamak ve anlatabilmek için buradayız. Bildiğiniz gibi Mustafa Kemal’i Atatürk yapan kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti ve yapmış olduğu inkılaplardır. Atatürk’ün kendisinin de ifade ettiği gibi 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Türk Milleti tarihte olduğu gibi bağımsızlığını kazanırdı. Ama laik ve cumhuriyet esaslarına göre mi kurulurdu? Toplumsal alanda erkeklerin bir değil, iki üç adım gerisinde olan kadınlara o döneme göre, Avrupa’da bile olmayan geniş haklar verilir miydi? Ve yine günümüzdeki gibi kızlar, erkeklerle beraber aynı okula gidebilir ve aynı sırada bulunabilir miydi? Bir milletin geleceği 15 yıl gibi kısa bir süre içerisinde bu derece köklü bir değişime uğratılabilir miydi? Bütün bu soruların cevabı hayırdır. Şunu ifade etmek gerekir ki; Kurtuluş Savaşı Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türk Milleti tarafından gerçekleştirilmiştir. Nitekim Atatürk de hiçbir zaman için ben yaptım dememiş, Türk Milleti yaptı demiştir. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti ve diğer köklü inkılaplar düşünsel baz da bizzat Atatürk tarafından gerçekleştirilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet Türkiye’sinde yapılanları yeterli görmemiş ve daha birçok şey yapmak istediğini fakat yanında kendisini anlayabilecek kişi ve kadrolar bulunmadığı için kafasındaki birçok uygulamayı gerçekleştiremediğini ifade etmiştir.”


“Atatürk’ü ve en büyük eseri cumhuriyeti anlamak, Atatürkçü düşünceyi benimsemektir”


Taşkın Okumuş sözlerini şöyle tamamladı: “Çanakkale Savaşları ve milli mücadelede Harbiye, Tıbbiye ve Mülkiye mezunu on binlerce nitelikli insanımız şehit olmuştur. Dolayısıyla, 1950’lere kadar nitelikli nüfus ihtiyacı yaşanmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi 20. yüzyılda yaşayan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde Joseph Stalin, Vladimir Lenin, İtalya’da Mussolini, Çin Halk Cumhuriyeti’nde Mao Zedung gibi liderlerin görüş ve düşünceleri bir süre sonra kendi milletleri tarafından terkedilmiş ve 21. yüzyıla ulaşmamıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 20. yüzyılda yaşayıp da, ilke ve inkılaplar halen devam eden tek liderdir. Çünkü Atatürkçü düşünce sistemi sadece ve sadece Türk Milleti’nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türk Milleti’ne özgü bir fikir hareketidir. Ki, bu yüzden günümüzde de geçerliliğini sürdürmektedir, bundan sonra da sürdürecektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümsüzlüğe uğurlandığı günün yıldönümünde herkese düşen en büyük görev; Atatürk’ü ve en büyük eseri cumhuriyeti anlamak, Atatürkçü düşünceyi benimsemektir.”
Okumuş’un ardından Piyade Yüzbaşı Mehmet Senih İlhan tarafından günün anlam ve önemi hakkında konuşma gerçekleştirildi.


İlhan: “Memleketi, askeri ve siyasi zaferlerle uçurumun kenarından kurtarmıştır”


Konuşmasına, “Çağımızın en büyük devlet adamı, kudretli bir komutan, eşsiz lider, asil Türk Milleti’nin yüce atası, ordumuzun ebedi Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılarak ebediyete intikal edişinin 83’üncü yıl dönümünde kendisini büyük bir saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.” diyerek, başlayan İlhan, şunları söyledi: “Bugün, yüce Türk Milleti bir sükût içinde o’nu sevgi ve saygıyla anmaktadır. Muhakkak ki, her şeyin bir sonu olduğu gibi, insanoğlunun da bir sınırı ve sonu vardır. Ancak, bazı insanlar vardır ki, yaşamları boyunca yaptıkları eserlerle ve üstün hizmetlerle yaşamlarından sonra da varlıklarını sürdürürler. İşte bu insanlardan biri de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Dünya tarihi, çağlar boyunca üstün nitelikli devlet adamlarının ve askerlerin hayatlarına yer verir. Ayrıca askerlik ve devlet adamlığı niteliklerini bir bütün olarak kendi kişiliğinde toplamış bulunan, pek az örnek insanın varlığından bahseder. Her iki özelliğe sahip olan Atatürk, Milli Mücadele’de; birlik ve beraberliğimizi temin eden bir lider, muharebe meydanlarında efsanevi bir komutan, büyük siyaset adamı ve milletin çehresini değiştiren kudretli bir inkılapçıdır. Bu vasıflarıyla, insanlık tarihinin tanıdığı en büyük devlet adamlarından biri olduğuna hiç şüphe yoktur. Conkbayırı’nda askerlerine ‘size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar gelecektir.’ emrini vermesi ve bu emrin tereddütsüz yerine getirilmesi, Atatürk’ün komutanlık ve askerlik vasıflarının bir göstergesidir. Atatürk milletin tarihi seyrini değiştirebilecek üstün meziyetleri sayesinde memleketi, askeri ve siyasi zaferlerle uçurumun kenarından kurtarmıştır. ‘Ya istiklâl, ya ölüm!’ parolası ile milli mücadeleyi kazanmış. Yeni bir hüviyette çağdaş bir millet ve devlet yaratmayı başarmıştır. Dönemin şartlarını değerlendirmede ve engelleri ortadan kaldırmada gösterdiği büyük başarı Atatürk’ün ayrı bir özelliğini teşkil etmektedir. Diyebiliriz ki; Atatürk, Türk toplumunda sadece çağdaşlaşma gereğini gördüğü için değil, bu çağdaşlaşmayı en kısa zamanda gerçekleştirecek yolu gösterdiği için ve nihayet çağdaşlaşmaya engel olan unsurları cesaretle bertaraf ettiği için büyüktür. Esasen ‘modern Türkiye’nin kurucusu’ sıfatını da işte bu büyüklüğünden almaktadır.”


“Kazanılan her türlü zaferin, milletin eseri olduğunu açıkça beyan etmiştir”


Mehmet Senih İlhan konuşmasına şöyle devam etti: “Giriştiği her mücadelede Türk Milleti’nin yüksek vasıflarına güvenmiş, kazanılan her türlü zaferin, milletin eseri olduğunu açıkça beyan etmiştir. Bütün teşebbüslerinde millet sevgisini esas almış, kudretli kişiliği, öngörüsü ve ikna kuvvetiyle kitleleri peşinden sürüklemiş, milli kurtuluşa bayrak olan fikirleri ve ölmez eserlerinin tesirleri memleket sınırlarını aşmış, mazlum milletlerin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinde manevi destek olmuştur. Muzaffer başkomutan olarak İzmir’e girdiği gün, önüne serilen düşman bayrağını; ‘bayrak bir milletin bağımsızlık alâmetidir; düşman da olsa saygı göstermek gerekir!’ diyerek, onu yerden kaldırtan, bir milleti hürriyet ve bağımsızlığa kavuşturan büyük eserinin haşmeti karşısında, memleketin büyük sanatkarları, elini öpmek istediklerinde ‘sanatkâr el öpmez; sanatkarın eli öpülür!’ cevabını veren, Çanakkale şehitleri töreninde, harpte ölen diğer millet askerleri için, ‘bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız, huzur içinde uyuyunuz!’ diyen büyük Atatürk; gerçekten insan sevgisinin ve insanlık idealinin kolay erişilemeyecek bir örneğidir. Bu davranışlar, belki de insanlık tarihinde benzeri olmayan bir şekilde o’nun büyüklüğünü ve o’nun engin hoşgörüsünü simgelemektedir.”


“Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleri ve emanetleri daima bizimle olacaktır”


İlhan konuşmasını şöyle tamamladı: “Yurtta barış, dünyada barış ilkesi, bütün insanları birbirine daha fazla yaklaştırmak ve daha çok sevdirmek yolundaki çabalarının bir parçasıdır. İlke ve devrimleri zaman ufkunun ötesine ulaşan, eşsiz düşünceleri ile her an yolumuzu aydınlatan, tüm zorluklar karşısında azmi bizlere mücadele etme, kendine güvenme, başarma azmi ve gücü veren ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleri ve emanetleri daima bizimle olacaktır. Türk silahlı kuvvetleri mensupları olarak, yüreğimizde taşıdığımız vatan ve millet sevgisi, barış ve güvenliğin teminatı olan caydırıcı gücümüz ve üstün disiplin anlayışımızla görevimizin başında ve asil milletimizin hizmetindeyiz. Büyük Önder Atatürk’e olan sevgimiz, saygımız ve minnetimiz her geçen gün artarak devam edecektir. Kurduğu cumhuriyeti sonsuza dek yaşatacağız. O’nun aziz hatırası önünde bir kez daha eğiliyoruz. Ruhu şad olsun.”
Konuşmaların ardından tören, öğrenciler tarafından “10 Kasım” konulu oratoryonun sunulmasıyla devam etti.
Tören; Atatürk’ün sevdiği Türkülerin, müzik öğretmenleri ve öğrenciler tarafından seslendirilmesinin ardından sona erdi. Tören sonunda toplu fotoğraf çektirildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu