HaberlerGündem

Ergene Havzası için kuraklık uyarası

NKÜ Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tecer:
“Ergene Havzası’nda 1990’lı yıllardan sonra yoğun bir sanayileşme ve artan nüfus hareketi meydana geldi. Bu, kısmen plansız ve düzensiz sanayileşme ile şehirleşme, yer altı ve yer üstü sularının üzerindeki baskıyı arttırdı. Bu durum su kaynaklarını son 30-40 yılda neredeyse tükenme sınırına getirdi”

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Ergene Havzası’nda yağışların azlığı, aşırı sanayileşme ve şehirleşme nedeniyle su kaynaklarının tükenme noktasına geldiği uyarısında bulundu.  

Tecer, yaptığı açıklamada, Meriç ve Ergene’nin Türkiye’nin en önemli havzalarından olduğunu söyledi.

Bu havzaların Marmara Bölgesi’nden Avrupa’ya geçiş noktasında olduğunu, İstanbul sınırından Yunanistan’a kadar devam ettiğini anlatan Tecer, ”Ergene Havzası’nda 1990’lı yıllardan sonra yoğun bir sanayileşme ve artan bir nüfus hareketi meydana geldi. Bu, kısmen plansız ve düzensiz sanayileşme ile şehirleşme, yer altı ve yer üstü sularının üzerindeki baskıyı arttırdı. Bu durum su kaynaklarını son 30-40 yılda neredeyse tükenme sınırına getirdi.” diye konuştu. 

Tecer, Trakya’nın su zenginliği açısından Türkiye ortalamasının gerisinde kaldığını, buna rağmen sanayi faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki baskısının artarak devam ettiğini söyledi.

Bölgede yıllık 343 hektometreküp su varlığının, yer altı suyu potansiyelinin bulunduğunu anlatan Tecer, “Bunun fiilen tahsis edilmiş kısmı yüzde 80’dir. Bu yüzde 80’in de özellikle Tekirdağ bölgesinde yaklaşık yüzde 85’i içme, kullanma ve endüstriyel faaliyetlerde tüketilmiş durumda. Tekirdağ genelinde yaklaşık 16-17 hektometre küp yer altı suyu rezervi kaldığını Devlet Su İşleri (DSİ) ve diğer kaynaklardan görüyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Tecer, yüzeysel suların ve yer altı sularının bölgede kullanımına acilen son verilmesi gerektiğini savundu. 

Yağışların yetersiz kalması nedeniyle bölgenin kuraklık sinyali verdiğinin altını çizen Tecer, şunları kaydetti:

”1990’lı yıllardan itibaren bölgemizin yağış rezervine baktığımız zaman bir kuraklıkla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Yer altı sularını besleyen tek kaynak yağışlardır. Bu bölge Türkiye ortalamasının altında yağış alıyor. Yer altı suyu rezervleri üzerinde bölgede çok büyük ve ciddi baskı var. Bunun önüne geçilebilmesi için mevcut sanayi faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için alternatif su kaynaklarının derhal devreye alınmasının gerektiğini görüyoruz. Yüzeysel sulardan içme, kullanma ve endüstriyel kullanım için kaynak temin edilmesi gerekiyor. Bu anlamda baraj yapmak ve akar suların önlerini kapatmak gerekiyor.”

Bölgede atık suların yeniden arıtılarak kullanılması gerektiğini vurgulayan Tecer, “Günümüz teknolojilerinde kullanılan atık suların geri kazanılması mümkün. Bu bölgede günde 460 bin metreküp su, sanayi tesislerinde kullanılıyor. Bunun yüzde 92’si yer altı sularından temin ediliyor ve bu çok yüksek bir rakam.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Konya Web Tasarım Keşan Web Tasarım Sigara Bırakma Merkezi Sağlıklı Zayıflama Yöntemleri Gluten Diyeti Nasıl Yapılır Dijital Pazarlama Teknikleri Dijital Reklam Ajansı Blikkenslager Keşan Gelinlik
Kapalı