ÇevreSiyaset

CHP’den meclise uyarı: “Bu projeyi onaylamak halk sağlığını hiçe saymaktır!”

CHP Keşan İlçe Başkanı Recep Pekcan, Paşayiğit’te kurulması planlanan Biyokütle Enerji Santrali’nin kapasite artışıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yarın mecliste görüşülecek konu öncesi meclis üyelerine seslenen Pekcan, “Bu siyasi bir inatlaşma değildir. Keşan’a zarar verecek bu konuda, aklıselim düşünülüp, karar verileceğine inanıyorum.” dedi.

Yarın olağanüstü toplanacak Keşan Belediye Meclisi’nin tek gündem konusu, Biokütle Enerji Santrali olacak. Daha önceki meclis toplantısında oy çokluğu ile geçen kararın alındığı tesis için bu kez kapasite artırımı ve onaylanan imar planına itirazlar konuşulup karara bağlanacak.
Yarınki oturum önceki Cumhuriyet Halk Partisi Keşan İlçe Başkanı Recep Pekcan, İmar Komisyonu ve Meclis Üyeleri Özlem Uybaş ve Erhan Engin ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

Paşayiğit Mahallesi’nde yapılmak istenen Biyokütle Enerji Santrali Kapasite Artışı hakkında konuşan Pekcan, “Tarihe bir not düşmek istiyoruz” diyerek santralin kurulumu sonrasında yaşanabilecek riskleri kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydetti, sonrasında konu hakkında teknik boyutlarıyla değerlendirme yapması için sözü, İmar Komisyonu ve Meclis Üyesi Özlem Uybaş‘a verdi.

“Kaçak inşaata göz mü yumuluyor?”

Askı süresi devam ederken kapasite artırma talebi yapılan tesisin teknik özelliklerini aktararak sözlerine başlayan Uybaş şu ifadeleri kullandı: “Tesisle ilgili olarak, Keşan Belediyesi’ne 3 parsel için başvuruda bulunuldu. 3 parsel, 18 bin 536 metrekare alanı kapsıyor. Askı süreleri bitmeden kapasitelerini 4 kat artırmak için başvurularda bulundular. Yerleşim yerine uzaklığı 1 kilometre olarak belirtiliyor ancak, gerçekte 300 metre mesafede bulunuyor. Tesis, tarımsal niteliği korunacak alanların bitişiğinde yer almaktadır. Askı süreleri bitmemişken ve inşaat ruhsatları dahi yokken, inşaata başlandığını herkes rahatça görebilir. Belediye ve ilgili birimler, buradaki kaçak inşaata göz mü yumuyorlar?”

“İtirazdan 6 dakika sonra olağanüstü meclis kararı alındı”

Toplantıda daha sonra İmar Komisyonu ve Meclis Üyesi Erhan Engin söz aldı. Nisan ayı meclise getirilen Biyokütle Enerji Santrali imar plan değişikliği yapılan itirazlar sonucunda tekrar meclise getirildiğini belirten Engin, “İtiraz süresi dolduktan 6 dakika sonra olağanüstü meclis kararı tarafımıza iletilmiştir. Bu durumu, Keşan Belediye Başkanlığı tarafından projeye ne kadar destek verildiğinin bir kanıtı olarak Keşan halkının vicdanına bırakıyorum. Temel olarak, ele alırsak, Biyokütle Enerji Santrali mekanizması, tarımsal atıkların kazanlarda yakılıp türbinlerde çevrilerek elektrik enerjisi elde edimine dayanmaktadır. Meclis toplantısında yapılan sunumlarda bölgedeki çeltik ve ayçiçeği saplarının yakılacağı belirtilmiş fakat bunların nasıl toplanıp nerelerde depolanacağı, nasıl kurutulacağı ve fiyatları konusunda hiçbir bilgi verilmemiştir. Kendilerine konu ile ilgili çeltik saplarının nasıl toplanacağı konusunda bilginiz veya çalışmanız var mı? diye sorduğumda teknik çalışmaların yapıldığı gibi basit bir cevap ile konu geçiştirilmiştir. Biyokütle Enerji Santrali’ni yapmak isteyen şirketin hesaplarının ve planlarının gerçek dışı olduğunu görmekteyiz. Şirket öyle bir hesap yapmış ki; Enez-İpsala-Uzunköprü havzasındaki tüm çeltiğin sapını kökünden toplayıp, depolayıp 1 yıl içerisinde yakacağını varsaymıştır. Bu bağlamda çiftçilere tarlada kalan ürünlerinin kullanılması konusunda gülücükler dağıtmıştır. Fakat gerek aynı tesisin Sarıcaali Köyü’nde kuruluyor olması gerekse tüm sapların toplanmasının mekanik olarak imkansız olması gerekse de tüm bu tarımsal atığın toplanabileceği hasat zamanının kısalığı ve depolanmasının zorluğu bu tesisin bu atıklar ile çalışmasını imkanız hale getirmektedir. Bu, bir hayal ürünüdür! Şirket yetkilileri bölgeye gelmiş, çiftçilere para, mahalleliye iş vaadiyle gönülleri fethetmeye çalışmıştır. Bu yöntemi Tarsus’ta, Çarşamba’da, Kayseri’de, Konya’da ülkenin birçok yerinde kullanmışlardır.” dedi.

“Projeye destek vermek ve onaylamak halk sağlığını hiçe saymaktır”

Erhan Engin sözlerini şöyle sürdürdü: “ÇED başvuru dosyasını incelediğimizde 56,4 mWt ısıl enerji gücüne sahip bir tesisin kurulmak istendiğini görmekteyiz. Yani her saat 14-15 ton yakıtın hiç durmadan yakılacağı bir tesis. Basitçe bir hesapla günde 20 bin çeltik balyasının yakılması gereken bir tesistir. Bu denli bir hasadın bölgede imkansız olduğunu umarım rakamlarla anlayabilmektesinizdir. Ayrıca; Biyokütle Enerji Santralleri, termik santrallerden çok daha fazla azot oksit, 6 kat daha fazla uçucu bileşen, 2 kata yakın partikül, çok daha fazla karbon monoksit ve kükürtdioksit salınımı yapmaktadır. Ülkemizde termik santral olan şehirlerimizin hava kaliteleri ortadadır. Bunun daha da kötüsü bölgemize ve en önemlisi de yerleşim bölgemize yapılmak istenmektedir. Bu projeye destek vermek ve onaylamak halk sağlığını hiçe saymaktır.

“Söze güvenip iş yapılamaz”

Ayrıca en önemlisi de, az önce belirttiğim gibi bölgede bu denli bir sap toplama olamayacağını söylememin sebebi de bu tür tesislerin maalesef ülkemizde çöp te yakabiliyor olmasıdır. Her ne kadar şirket ‘söz veriyoruz yakmayacağız’ dese de imar değişikliğinin geçtiği günden sadece 4 gün sonra kapasite artırımına gitmiş ve kapasitesini 4 kat arttırmak için başvuru yapmıştır. Yani söze güvenip iş yapılamaz. Maalesef bu tür şirketlerin, lastik, çöp, plastik, yağ atıkları vb yakabilmelerinin önü 4/6/2016 da 6719/13 md. de yapılan bir değişiklik ile açılmıştır.”

“Gelin buna dur deyin”

Engin sözlerini şöyle tamamladı: “Ülkemiz şu an Avrupa’nın çöplüğü haline getirilmiştir. Avrupa, kendi bertaraf etmediği tehlikeli atıklarını ülkemize yollayıp bertaraf ettirmekte, sularımızı kirletmekte, halk sağlığıyla oynamakta ve topraklarımızı verimsizleştirmektedir. Bunun adı ne yatırım, ne de milli sermayeye destek olabilir. Önümüzdeki yıllarımızı sağlıklı geçirmek istiyorsak, topraklarımızı korumak istiyorsak, buna hep beraber dur demeliyiz. Bu işin siyaseti yoktur. Buradan hangi partili olursa olsun Keşan Halkı’na seslenmek istiyorum. Gelin buna dur deyin, çocuklarınız, geleceğiniz ve topraklarınız için.”

“Termik santrale göre, zararı daha fazla”

Uybaş ve Engin’in açıklamalarının ardından konuşan Recep Pekcan ise, konuşmasında şu ifadeleri dile getirdi: “İlk başta doğayı kirletmeyen enerji kaynağı olduğu söylenince biz de heyecanlanmıştık. Sonrasında komisyonda ve araştırmalarımızda çok sayıda bilgiye ulaştık.Bunlar yakma yöntemiyle çalışan santrallerdir. Özünde orman atığı, çeltik ve gündoğdu sapının yanacağı ifade ediliyor. Paşayiğit Mahallesi’nin çok yakınında yapılan bir tesistir. Yakma yöntemi yapılarak, termik santral benzeri şekilde elektrik üretimi yapılacak. Samsun Çarşamba ovasında kurulan tesisle, buradaki tesis aynıdır. Tesis kurulup, deneme aşamasında garip dumanlar çıkmaya başladığı zaman çalışmalar yapılmaya başlanmış. Samsun Akademik Meslek Örgütleri ve odaları tarafından yapılan çalışmalar var. Bu tesis, birinci sınıf tarım arazisine yapılıyor. İl Tarım Müdürlüğü, tarım arazisi olduğu için izin veremeyeceklerini ifade ediyor. Ancak, EPDK ve bakanlığın izniyle yapılabileceği dile getiriliyor. Tesiste, günde 630 ton atık yakılması, bin 500 metreküp yeraltı suyu kullanılacak. Bilimsel analizler, suyun süratle tükeneceğini ifade ediyor. Kömürle çalışan termik santrallerde yüzde 150 daha fazla azot oksit, yüzde 600 daha fazla uçucu organik bileşenler, yüzde 190 daha fazla partikül, yüzde 125 daha fazla karbonmonoksit maddesi havaya salınacaktır. Termik santrale göre, zararı daha fazladır.”

“Meclisin doğru bir karar vermesini diliyorum”

Recep Pekcan sözlerini şöyle tamamladı: “Anlatılanlarla, tespit edilenler çok farklıdır. Bizim ve bizden sonraki neslin sağlığı, doğanın korunması için bu tesisin yapılmasını doğru bulmuyoruz. Komisyonda, 3’e 2 ret yönünde karar çıkmasına ve mecliste CHP’li üyelerin ret demesine rağmen oy çokluğuyla karar geçti. 7 Haziran’a kadar itiraz edildi. Konunun yeniden görüşülmesini istedik. Ancak, meclis olağanüstü toplantı kararı aldı. Bu siyasi bir inatlaşma değildir. Keşan’a zarar verecek bu konuda, aklıselim düşünülüp, karar verileceğine inanıyorum. Meclisin doğru bir karar vermesini diliyorum.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu