Haberler

11 Mart’ta başlayan pandemi sürecinin etkileri: Kırtasiyeler

Ortaya çıktığı günden bu yana yaklaşık 7 aydır tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, insan sağlığını olduğu kadar ülkelerin ekonomisini de tehdit ediyor.
Pandemi sürecinde alınan tedbirlerden pek çok sektör olumsuz etkilendi. Bu haber dizimizde; sektörlerin süreci nasıl geçirdiğini, karşılaşılan ekonomik zorlukları, firmaların ayakta kalmak için verdikleri mücadeleyi bulacaksınız.
En başta öğrencilerin okul ihtiyaçlarını karşıladığı, kurum ve kuruluşlarla birlikte bireysel ölçüde de kırtasiye malzemelerinin temin edildiği işletmeler olan kırtasiyelerden son durum değerlendirmesi aldık.

İşletmeci Hüseyin Toprak, süreçle birlikte giderek zorlanmaya başladıklarını ve ödemelerinde aksama yaşamamak için mecburen banka kredisi kullandıklarını belirterek; “11 Mart 2020’ye kadar sıkıntımız yoktu. Pandemi gündeme gelince günlük cari hareketlerimiz 10?dan 1?e düştü. Ay sonu ödemelerimiz olduğu için sıkıntıya girdik ve bankalardan kredi çekmek zorunda kaldık. Ancak krediye gerek kalmamalıydı. Devletin bizlere bir desteği olmalıydı. Cüzi bir miktar ödendi ama yeterli olmadı. Bankalardan kredi çekerek açıklarımızı kapatmaya çalıştık. Devlet Halk Bankası kanalıyla bize bir kredi sağladı fakat bu kredi yeterli olmadı. Bu süreçte satış yapamadık. 2020-2021 dönemi için yapılanmaya gittik. Ancak önümüzü göremiyoruz. Okulların 31 Ağustos?ta açılacağı söyleniyor. Okullar açılmadığı sürece işler iyiye gitmez ve en sonunda iflas bayrağını çekeriz.” dedi.

Okulların, beklenen tarihte açılamaması durumunda birçok işletmenin kapanacağı yönünde görüş belirten bir diğer işletme sahibi Niyazi Görür ise “Öz sermayemiz olduğu için, çok zor durumda kalmadık. Fakat işlerimiz de %50 oranında düştü. Pandemi nedeniyle öğrenciler dışarı çıkamadı. Kırtasiye malzemesine de ihtiyaç duyulmadı. Satış az olsa bile, taleplere cevap verme sorumluluğu taşıdığımız için yeni ürünleri getirmeye mecburuz. ?Yok? deyip de bizden hizmet bekleyen insanları mağdur edemeyiz. Fakat tabii ki 3 yerine 1 alıyoruz. Çarkı çevirmeye çalışıyoruz. Durumu idare etmeye çalışıyoruz. 31 Ağustos?ta okullar açılmazsa, öz sermayesi olmayan birçok işletmenin canı yanar. Ayakta kalmaları zor olur. Kazanç olmaz ise kredi ödemeleri nasıl yapılabilir? Çalışacaksın ki yerine koyabilesin. İşçi giderin var, yer kendinin değilse kiran var, stopajın var. Daha sayılamayacak bir sürü gider var. Okullar konuşulduğu tarihte açılmadığı sürece, benim fikrime göre, yılbaşına kadar birçok işletme, kilit vurmak zorunda kalır. Kilit vurmadan idare etmeye karar verenler de personel çıkarma yoluna gider, istihdam da etkilenir. Umarım bir an önce bu zor günler atlatılır ve her şey normale döner.” şeklinde konuştu.

Keşan’da uzun zamandır kırtasiye işletmeciliği yapan Mustafa Paçaman da, okullara ara verilmesi ve öğrencilerin çıkamaması nedeniyle en fazla etkilenen sektörlerden olduklarını belirterek, “İşlerimiz elbetteki etkilendi. Öğrencilere bağlı işletmeler olduğumuz için işlerimiz düştü. Oyuncak gibi yan ürünlerimiz olduğu için satışlarımız durmadı ancak giderlerimizi tabi ki karşılamadı. Akmasa da damladı diyebiliriz. Borçlarımızı erteledik. Kiralarımızı erteledik. Bizim işimiz okullarla, öğrenciyle.. Okullar açılmaz ise kırtasiyecilerin yaklaşık %30’u kapatmak zorunda kalır. Öğrenci olmazsa biz yokuz. İnşallah bu sürede vaka çıkmaz da geçen yıllarda nasılsak öyle devam etmeye çalışırız.” dedi.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı