
Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan ayında uzun süren açlık nedeniyle beslenme düzenine daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, sahur ve iftarda yapılması gerekenleri anlattı.
11 ayın sultanı Ramazan’ın başlamasıyla birlikte beslenme düzeni de değişiyor. Özel Keşan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan ayında daha enerjik ve sağlıklı kalabilmek için dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını söyledi.
Uzun süre tok tutan besinler tercih edilmeli
Sahur öğününün gün boyu tokluk açısından belirleyici olduğunu ifade eden Karahan, “Yumurta uzun süre tok tutucu etkisiyle sahurda mutlaka yer almalı. Ayrıca tam tahıllı ekmekler, lif oranı yüksek sebzeler ve yeşillikler tercih edilmeli. Ceviz gibi kaliteli yağ kaynakları da öğüne eklenebilir” dedi.
Peynir grubunun az yağlı ve tuzsuz olmasının hem protein alımını desteklediğini hem de yağ dengesini korumaya yardımcı olduğunu belirtti.
Süt grubu besinler önemli
Süt, yoğurt, ayran ve kefir gibi besinlerin Ramazan ayında mutlaka tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Karahan, bu ürünlerin hem kalsiyum içeriğiyle kilo kontrolüne destek olduğunu hem de tokluk süresini uzattığını ifade ederek günde 2-3 porsiyon süt grubu tüketilmesini önerdi.
Kızartmadan kaçının
Ramazan’da mide sorunlarının artmaması için pişirme yöntemlerine dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Karahan, “Izgara, haşlama, fırınlama ve buğulama yöntemleri tercih edilmeli. Kızartma ve kavurma gibi yüksek yağ içeren yöntemlerden uzak durulmalı. Özellikle sahurda ağır ve yağlı yiyecekler mide yanmasına yol açabilir” diye konuştu.
İftar iki aşamada yapılmalı
İftarda birden yüklenmenin ani tansiyon ve kan şekeri yükselmelerine neden olabileceğini belirten Karahan, “İftara su ve ılık bir çorba ile başlanmalı. Ardından 15-20 dakika ara verilip ana yemeğe geçilmeli. İftardan sahura kadar öğünler aralıklı şekilde planlanmalı” dedi.
Su tüketimine dikkat
Gün boyu sıvı kaybı yaşandığını hatırlatan Dyt. Karahan, iftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmesi gerektiğini, ancak suyun tek seferde değil gün içine yayılarak içilmesinin daha doğru olduğunu ifade etti. Çay ve kahvenin fazla tüketiminin vücuttan su atımını artırabileceğine dikkat çekti.
Sahura kadar uyanık kalmayın
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmanın metabolizmayı olumsuz etkilediğini belirten Karahan, düzenli uykunun iştah kontrolü ve bağışıklık sistemi açısından önemli olduğunu söyledi.
İşlenmiş ürünlere dikkat
İftariyeliklerde şarküteri ürünleri, hamur işleri ve şerbetli tatlıların kilo artışına yol açabileceğini kaydeden Karahan, işlenmiş et ürünlerinin yüksek doymuş yağ içerdiğini vurguladı.
Yürüyüş ve hafif tatlı önerisi
İftardan 1-1,5 saat sonra yapılacak yürüyüşlerin sindirime yardımcı olacağını belirten Dyt. Karahan, tatlı tercihlerinde ise sütlü ve hafif seçeneklerin haftada 1-2 kez tüketilebileceğini, güllacın uygun bir alternatif olduğunu sözlerine ekledi.



