ÇevreGündemYaşam

Keşan Kent Konseyi’nden Gala Gölü uyarısı: “Doğa sustuğunda biz de susarız!”

Trakya’nın yaşam damarlarından Gala Gölü’nü tehdit eden Çandır Rüzgâr Enerji Santrali projesine tepki gösteren Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu, “Gala Gölü Trakya’nın kalbidir, birkaç türbin uğruna susturulamaz. Rüzgârı elektriğe değil, yaşama çevirmek istiyoruz. Doğa sustuğunda biz de susarız.” açıklamasında bulundu..

Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu’ndan yapılan açıklamada, Gala Gölü’nün, Türkiye’nin en önemli sulak alan ve kuş göç merkezlerinden biri haline geldiğine dikkat çekilerek, aynı zamanda dünya mirası ve milli park olduğuna da vurgu yapıldı.

“Gala Gölü ve çevresi, Meriç Deltası Sulak Alanlar Kompleksi’nin bir parçasıdır. Ramsar Sözleşmesi, Bern Sözleşmesi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve Avrupa Kuş ve Habitat Direktifleri kapsamında uluslararası düzeyde korunması gereken bir alan niteliğindedir.
Bu bölge, Afrika–Avrupa kuş göç yolu üzerindedir. Her yıl ortalama 200’den fazla kuş türü burada konaklamakta, üremekte veya beslenmektedir. Aralarında flamingo, pelikan ve küçük karabatak gibi nesli koruma altındaki türler bulunmaktadır.
Bu olağanüstü ekosistem yalnızca doğal bir yaşam alanı değil, aynı zamanda bölge halkının kültürel kimliğinin, geçim kaynaklarının ve geleceğinin de temel unsurudur. 

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Edirne’nin Enez ilçesinde yer alan Gala Gölü Milli Parkı, binlerce yıldır Trakya’nın yaşam damarlarından biridir. Antik Ainos (Enez) kentinden bu yana bölge; balıkçılık, saz üretimi ve tarımla insan yaşamını beslemiş, bugün ise Türkiye’nin en önemli sulak alan ve kuş göç merkezlerinden biri haline gelmiştir. Gala Gölü, hem milli park statüsüyle hem de uluslararası sözleşmelerle koruma altındadır.

Ancak son dönemde bu eşsiz ekosistemi tehdit eden ciddi bir gelişme yaşanmıştır. Edirne Valiliği ve İl Çevre Komisyonu, 14 Ağustos 2025 tarihinde “Çandır Rüzgâr Enerji Santrali (42 MW / 8 türbin)” ve “Elektrik Depolama Tesisi (42 MWh)” projesine “ÇED Olumlu” kararı vermiştir. Proje alanı Enez ilçesinin Çandır, Hisarlı, Işıklı ve Yenimahalle köylerini kapsamakta olup, bazı türbinlerin Gala Gölü Milli Parkı sınırına yalnızca 80–100 metre kadar yaklaştığı görülmektedir.

Bu karar, hem bilimsel hem hukuki yönden ciddi sakıncalar barındırmaktadır.

  1. Kuş göç yolları üzerindeki tehlike
    Afrika–Avrupa göç rotasının tam kalbinde yer alan Gala Gölü, her yıl 200’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır. Pelikan, flamingo, küçük karabatak gibi nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanına 150 metre yüksekliğinde türbinler dikilmesi, ölümcül çarpışma riski doğuracaktır. Ramsar ve Bern Sözleşmeleri, bu tür habitatlarda göç yollarını engelleyecek yapıların yapılmasını açıkça yasaklamaktadır.
  2. Bilimsel yetersizlik
    Proje için hazırlanan ornitolojik rapor, yalnızca 12 haftalık kısa bir gözleme dayanmaktadır. Oysa bu bölgedeki kuş hareketlerini anlamak için en az bir yıllık mevsimsel izleme gerekir. Bu haliyle rapor, bilimsel dayanak taşımamakta; taraflı ve eksik bir değerlendirmedir.
  3. Ekolojik ve toprağa bağlı riskler
    Türbin temelleri, yollar ve altyapı kazıları, toprak geçirgenliğini azaltarak suyun doğal döngüsünü bozacaktır. Bu durum hem erozyon hem de Gala Gölü’nün su kalitesinin düşmesiyle sonuçlanacaktır. Bitki örtüsünün tahribi, göçmen kuşlar ve yaban hayatı için geri dönüşü olmayan habitat kayıplarına yol açacaktır.
  4. Kimyasal ve yangın riski
    Projede planlanan lityum-iyon bataryalar, yüksek sıcaklıkta kimyasal sızıntı ve yangın riski taşımaktadır. Böyle bir olay, göl suyuna ağır metallerin karışmasına ve kalıcı ekolojik yıkıma neden olabilir.
  5. Sosyoekonomik ve kültürel etkiler
    Türbinlerin devasa yüksekliği, Enez’in doğal ve tarihsel peyzajını bozacak; tarım, arıcılık ve hayvancılık alanlarını bölerek yerel ekonomiyi olumsuz etkileyecektir. Ayrıca antik Ainos (Enez) kenti ve çevresi görsel kirlilik ve kültürel tahribat riski altındadır. Halkın görüşleri ise ÇED sürecinde yeterince dikkate alınmamıştır.

Sonuç olarak; “yenilenebilir enerji” adı altında yürütülmek istenen bu proje, doğayı koruma yükümlülükleriyle açıkça çelişmektedir.
Rüzgâr enerjisi doğa dostu olabilir; ancak yeri yanlış seçilmiş bir proje, doğa için telafisi olmayan bir yıkıma dönüşür.

Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak; RAMSAR, BERN ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmeleri ile 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 3. ve 9. maddeleri, ayrıca ÇED Yönetmeliği’nin 6. ve 8. maddeleri uyarınca, 14 Ağustos 2025 tarihli “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi gerektiğini kamuoyuna duyuruyoruz.

Gala Gölü yalnızca bir su kütlesi değil, Trakya’nın kalbidir. Bu kalp birkaç türbin uğruna susturulmamalıdır.
Doğanın sesi kısıldığında, insanın vicdanı konuşmalıdır. Biz bu vicdanın sesi olmaya devam edeceğiz.
Gala Gölü’nü savunmak, Enez’i, Trakya’yı ve Türkiye’nin geleceğini savunmaktır.
Rüzgârı zincire vurmak değil, onunla birlikte yaşamak istiyoruz.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu