Sağlık

Kabusa dönebilen alerjiyi hafife almayın!

Baharın gelmesiyle birlikte alerjik hastalıkların görülme sıklığında büyük bir artış meydana geldi. Her sene olduğu gibi polenleşmeye bağlı olarak alerjik bireylerin kabusu olan iyi havalar günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Peki alerji nedir? Kaç çeşidi vardır ve tedavi yöntemleri nelerdir? Eğer alerji tedavi edilmezse ne sonuçlar ortaya çıkarır?

Kaç çeşit alerji var?

Alerjiyi, vücudun duyarlı olduğu maddelerle karşılaştığında verdiği tepkilerin bütünü olarak tanımlayan Özel Keşan Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Kemal Kef, “Her insan doğuştan itibaren bazı maddelere karşı atopik özellik gösterebilir, bu durum insanların yaklaşık yüzde 35’inde vardır; ama her atopik insan da alerjik değildir.” diyerek alerji çeşitleri hakkında şöyle konuştu: “Alerjinin bir çok çeşidi var. Gıda ve solunum gibi alerjilerin yanı sıra yıllık ve kısa süreli alerjiler de var. Bazı otlara karşı gelişen alerji durumları bir ay veya 45 gün kadar sürebiliyor ve yılın geri kalanında görülmüyor. Bunun yanında ev tozu ve mantar alerjileri gibi alerjiler bütün yıl görülebilen alerjiler de mevcut.”

Alerji kalıtsal mı?

Peki alerji kalıtsal mı? Anne babada görülen alerjiler gen aracılığıyla çocuklara da geçer mi? Bu soruya ‘Alerjiler kromozomla geçiş gösteren bir hastalık değil’ diyerek cevap veren Opr. Dr. Kemal Kef, konuya şöyle açıklık getirdi: “Bu durum için yatkınlıktan söz edebiliriz. Anne veya babadan birinde alerji varsa yüzde 35 oranda çocukta alerji görülebilir; eğer anne ve babanın ikisinde de alerji varsa bu oran yüzde 70’e kadar çıkabiliyor.”

“Alerji basit bir tablo değil!”

Alerji olduğumuzu nasıl anlarız? Her hapşırma bir alerji belirtisi midir? Alerjinin diğer hastalıklarla genel hatlarıyla karışmadığını söyleyen Kef, burun kaşıntılarının da içinde olduğu alerji belirtileri ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “Burun akıntısı, ciltte kızarıklık, hapşırma, burun kaşıntısı; hastalık ilerlemişse, nefes almada güçlük, gözlerde kızarma şeklinde bulgular verir. Çok gelişmiş durumlarda ise akut krizler şeklinde solunumu ve yaşamı tehdit edecek şekilde ağır alerjiler de görüyoruz.” Alerjinin basit bir tablo olmadığının altını çizen Kef, ilaçlara karşı gelişen alerjiler için ise, “Mesela penisiline alerjisi olan bir çocuğa uygulama yapılırsa, dakikalar içinde solunum yolları daralır ve nefes alamayacak hale gelebilir. Bu gibi durumlarda biz solunum yolu açıp hayata döndürebiliriz, ama çok ağır tablolar da oluşabilir. Bunun yanında sadece burun kaşıntısı ile süren alerjiler de olabilir; o yüzden alerjisi olan insanların mutlaka konu hakkında deneyimli uzmanlara danışmaları gerekir” diye konuştu.

Alerjide tedavi ve korunma yöntemleri

Eğer alerjiniz varsa ne yapmak gerekiyor? Alerjiden korunma ve tedavi yolları hakkında bilgi veren Opr. Dr. Kef, öncelikle alerjenden uzak durulması tavsiyesi verdi, ardından alınabilecek önemler için de şu şekilde konuştu: “Size dokunan alerjiden uzak durmak bir önlem. Bunun yanında ev tozu alerjisi için ise toz içinde bulunan akarlara karşı çok yoğun ve kalın halı kullanmamak gerekiyor. Akarların rahatça üreyebilecekleri toz ortamı yaratmamak gerekiyor. Evin iyi havalandırılması, çok yüksek nem ve sıcaklıkların olmaması da önemli. Bu gibi önlemler, akarların çoğalmasını azaltacaktır. Bunun yanında polenleşme döneminde şehrimizde de maalesef var olan kavak ağaçlarının polenlerinden korunmak için sabah 08.00 ve 10.00 saatleri arasındaki polen yoğunluğunu karşı camları açmamak iyi olur. Dışarı çıkması gereken ise döndüklerinde yüz ve burnuna yapışan alerjen maddelerin arındırılması için duş almalı.”
Önlemlerin yanında alerjik bireylerin tedavileri noktasında da uygulama yöntemleri hakkında açıklamalarda bulunan Kef, “Belli dönemlerde alerjisi nükseden alerjik kişi alerjen maddeden kaçamıyorsa vücudun vereceği yanıtı durdurmaya çalışıyoruz. Vücutta histamin denilen bir madde salgılanır ve kendi salgımız zamanla bize zarar verir hale gelir. Biz bunu anti-histamik denilen ilaçlarla önlemeye çalışıyoruz. Bir diğer tedavi yöntemi de ‘duyarsızlaştırma’, yani madde ile karşılaşan birey buna tepki vermeyecek. Bunu da halk arasında ‘aşılama’ diye bilinen yöntem ile yapıyoruz. Alerji yapan maddeyi kişiye çok çok az dozdan başlayıp artırarak verdiğimizde kişiler bir süre sonra tepki vermekten vazgeçiyorlar. Yani hücreler bu maddeyi tanıyıp zamanla reaksiyon göstermemeye başlıyorlar. Bu süreç 3 ila 5 yıl alabiliyor, bunun yanında 20-25 maddeye karşı yapılan duyarsızlaştırma çok zaman alıyor ve zor oluyor, bu durumda da hangi madde en çok zorluyorsa seçim yapıyoruz” derken tedaviler de kişiye göre değişkenlik gösterdiğini de kaydetti.

“Çok önemli sonuçlar doğurabilir!”

Pek çok alerjik birey alerjileri nüksettiğinde sprey kullanıp bir süre sonra bırakıyor. Peki alerjiler göz ardı edilebilir mi? Göz ardı edilen alerjiler ne olur?
Sorumuza cevap veren Opr. Dr. Kef şöyle konuştu: “Eğer mevsimselse ilaçlar belli bir süre için kullanıp bırakılabilir, ama bir ev tozu alerjisi için bunu diyemeyiz. Mantar ve hayvanlara karşı gelişen alerjiler de buna dahil. Karşılaştıkça süren alerjiler için ilacı kesmemek gerekiyor; çünkü ilacın verdiği iyilik hali bir süre sonra etkisini kaybedecektir. Bu çok önemli sonuçlar doğurabilir. Küçük çocuklarda ağızdan soluma, sık üst solumun yolu sorunları yanında fiziksel gelişiminde olumsuz yönde etki eder. Yetişkin bireylerde ise konforsuz bir hayata sebep olur. Sürekli öksürme ile astım tablosu çok ağır tablolardır. Astım hastaları bunu çok iyi bilir, kendi nefesini alamamak ve havasızlıktan boğulma hissi yaşamak çok kötü bir tablodur. Bu yüzden boş vermemek lazım. Kesilince bulgular geri dönüyor.”

Son olarak, yakın süre için alerji vakalarının sıklıkla görüldüğünü de ifade eden Opr. Dr. Kemal Kef, “Bunun sebebi de hava ve suyun kirlenmesi, GDO’lu gıdalar ve beslenme alışkanlıklarının gelişmesidir. O yüzden çocuk veya erişkin hastalara sesleniyorum; lütfen kesmeyin. En değerli varlığınız sağlığınız. Siz varsanız dünya çok değerli yoksanız hiçbir şey yok. Lütfen her hastalıkta olduğu gibi alerjiyi de önemseyin. Lütfen öncelikle doğru bir tanı alın. Sormaktan çekinmeyin ve ona göre tedavinizi yönlendirin. Yoksa yaşan kaliteniz bozulacağı gibi ciddi bir astın krizinde hayatınız da tehlikeye girebilir” dedi.


İlgili Makaleler

Başa dön tuşu