GündemKeşanSektörel

Keşan TSO Meclis Üyesi Göksel Aktaş: “İkinci el otomobil piyasasında asıl sorun finansman”

Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Meclis Üyesi Göksel Aktaş, ikinci el otomobil piyasasında yaşanan durgunluğun temel nedeninin finansmana erişimdeki güçlükler olduğunu söyledi. Yüksek faizler, taşıt kredilerindeki sınırlamalar ve sıfır araç kampanyalarının piyasayı olumsuz etkilediğini belirten Aktaş, yaşanan daralmanın Keşan’da galericilerle birlikte birçok esnafı da etkilediğine dikkat çekti..

Türkiye otomotiv pazarında yılın üçüncü çeyreğinde yaşanan daralma, ikinci el araç ticaretindeki sorunları da yeniden gündeme taşıdı.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, otomobil ve hafif ticari araç satışları eylül ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24,33 azalarak 83 bin 469 adede geriledi. Yılın ilk dokuz ayında ise toplam pazardaki daralma yüzde 13,39 olarak gerçekleşti.

Sektördeki gelişmeleri değerlendiren Keşan TSO Meclis Üyesi Göksel Aktaş, ikinci el otomobil piyasasında talebin finansman koşulları nedeniyle baskılandığını ifade etti.

“Vatandaşın araç ihtiyacı var ancak krediye erişemiyor”

İkinci el otomobil ticaretinde temel sorunun araç temininden çok alım gücü ve finansman olduğunu vurgulayan Aktaş, şunları söyledi:

“Bugün galerilerimizin sorunu araç bulmak değil, alıcı bulmak. Vatandaşın araç ihtiyacı var ancak cebinde yeterli nakdi, bankada da ulaşabileceği kredi imkânı bulunmuyor. Piyasa fiyattan değil, finansmandan tıkanmış durumda.”

Yüksek faizlerin hem tüketicileri hem de araç stokuyla çalışan galerici esnafını zorladığını belirten Aktaş, kredi koşullarının mevcut piyasa fiyatlarına uyarlanması gerektiğini dile getirdi.

Taşıt kredilerindeki sınırlar alımları zorlaştırıyor

Mevcut taşıt kredisi düzenlemelerinin araç fiyatlarındaki artış karşısında yetersiz kaldığını ifade eden Aktaş, özellikle yüksek peşinat ihtiyacının tüketicilerin alım kararlarını ertelemesine yol açtığını belirtti.

Genel taşıt kredisi düzenlemesine göre, 400 bin liraya kadar olan araçlarda bedelin yüzde 70’ine kadar 48 ay vadeyle kredi kullanılabiliyor. Araç değeri 800 bin ile 1 milyon 200 bin lira arasına çıktığında ise azami kredi oranı yüzde 30’a, vade 24 aya düşüyor. İkinci el araçlarda kredi değerlendirmesinde kasko değeri esas alınıyor.

Aktaş, ikinci el otomobil fiyatlarının ulaştığı seviyeler dikkate alındığında alıcıların önemli miktarda nakit birikime ihtiyaç duyduğunu, bunun da piyasadaki hareketliliği sınırlandırdığını kaydetti.

Stokta bekleyen araç esnafın maliyetini artırıyor

İkinci el araç piyasasında satış sürelerinin uzamasının işletmeler üzerindeki finansman yükünü artırdığına dikkat çeken Aktaş, stokta bekleyen her aracın işletme sermayesini bağladığını ifade etti.

Yüksek faiz ortamında araçların uzun süre satılamamasının galerici esnafının kârlılığını olumsuz etkilediğini belirten Aktaş, özellikle yüksek fiyatlı araçlarda satışların daha da zorlaştığını söyledi.

Aktaş, ikinci el otomobil piyasasındaki daralmanın yalnızca satış adetleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, ticaretin sürdürülebilirliği ve işletmelerin finansman maliyetlerinin de dikkate alınmasını istedi.

Sıfır araç kampanyaları ikinci el piyasasını etkiliyor

Sıfır kilometre otomobillerde uygulanan indirim ve finansman kampanyalarının ikinci el piyasasında rekabeti artırdığını kaydeden Aktaş, tüketicilerin satın alma tercihlerinde değişim yaşandığını belirtti.

Aktaş, sıfır araçlarda sunulan düşük faizli kredi seçeneklerinin ikinci el otomobil almak isteyen tüketicilerin kararlarını etkilediğini, bu nedenle galericilerin takas ve farklı ödeme yöntemlerine daha fazla yöneldiğini söyledi.

Otomotiv pazarındaki elektrikli ve hibrit araçlara yönelimin de ikinci el piyasası açısından önemli olduğunu ifade eden Aktaş, özellikle dizel araçların gelecekteki değerlerine ilişkin belirsizliklerin işletmeler için risk oluşturduğunu dile getirdi.

“Keşan’da satış durduğunda birçok esnaf etkileniyor”

İkinci el otomobil piyasasındaki durgunluğun Keşan ekonomisine yansımalarına da değinen Aktaş, otomotiv ticaretinin farklı sektörlerle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Keşan’ın çevre ilçe ve köyler açısından önemli bir ticaret merkezi olduğunu hatırlatan Aktaş, araç satışlarındaki azalmanın galericiler dışında çok sayıda işletmenin gelirini de etkilediğine dikkat çekti.

“Bir aracın el değiştirmesi yalnızca galericinin işi değildir. Ekspertizden sigortaya, noterden boya ve kaportaya, yedek parçadan oto yıkamaya kadar birçok esnafımız bu ticaretten gelir elde ediyor. Galeride satış durduğunda bu ekonomik zincirin her halkası aynı anda zayıflıyor.”

Tarımsal gelirlerdeki değişim otomobil talebine yansıyor

Trakya’nın tarıma dayalı ekonomik yapısının otomobil ticaretinde belirleyici olduğunu ifade eden Aktaş, geçmiş yıllarda hasat dönemlerinin ardından yaşanan araç alım hareketliliğinin giderek zayıfladığını söyledi.

Tarımsal üretimde artan maliyetler nedeniyle üreticilerin önceliklerinin değiştiğini belirten Aktaş, elde edilen gelirin büyük bölümünün üretim giderlerine ve borç ödemelerine ayrıldığını kaydetti.

Bu nedenle araç yenileme kararlarının ertelendiğini ifade eden Aktaş, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin de bölgedeki talep üzerinde ilave baskı oluşturduğunu dile getirdi.

Kayıt dışı araç ticaretine karşı denetim çağrısı

Dijital ilan platformlarının fiyat rekabetini artırdığını belirten Aktaş, yerel galerici esnafının büyükşehirlerdeki işletmelerle aynı koşullarda faaliyet göstermediğine dikkat çekti.

Vergi, kira ve personel giderlerini karşılayan yetki belgeli işletmelerin kayıt dışı araç ticareti nedeniyle haksız rekabetle karşı karşıya kaldığını savunan Aktaş, sürekli araç alım satımı yapan kişilere yönelik denetimlerin artırılması gerektiğini ifade etti.

Aktaş, kayıtlı ticaretin desteklenmesinin hem esnafın korunması hem de tüketici güvenliğinin sağlanması açısından önem taşıdığını vurguladı.

Kredi limitlerinin güncellenmesini istedi

İkinci el otomobil piyasasındaki durgunluğun aşılması için finansmana erişimi kolaylaştıracak düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirten Aktaş, taşıt kredilerindeki fiyat basamaklarının güncel araç değerlerine göre yeniden belirlenmesini önerdi.

Yetki belgeli işletmeler için uygun maliyetli işletme ve stok kredisi imkânlarının oluşturulması gerektiğini de dile getiren Aktaş, ekspertiz ve hasar kaydı süreçlerinde şeffaflığın artırılmasının tüketici güvenini güçlendireceğini söyledi.

Gözler 22 Ekim’deki faiz kararında

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 22 Ekim 2026 tarihinde açıklayacağı faiz kararının otomotiv sektörü tarafından yakından takip edildiğini belirten Aktaş, olası bir faiz indiriminin ertelenen talebin yeniden canlanmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Ancak yalnızca faiz indiriminin yeterli olmayacağını vurgulayan Aktaş, kredi limitlerinin de günümüz koşullarına göre düzenlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Keşan TSO olarak sektör temsilcilerinin sorunlarını ilgili kurumlara iletmeye devam ettiklerini belirten Aktaş, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Üyelerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracak, kayıtlı ticareti destekleyecek ve sektörümüzün sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak çalışmaların takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu