GündemKeşan

Keşan’da emekliler meydandaydı: “İnsanca ve onurumuzla yaşamak istiyoruz”

Tüm Emeklilerin Sendikası’nın ülke genelindeki ortak eylemine Keşan’dan da ses verildi. Kent Müzesi önünden Alparslan Türkeş Meydanı’na yürüyen emekliler, artan hayat pahalılığı ve emekli aylıklarına tepki gösterdi. Açıklamada, Ankara’da yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu’nun ölümü üzerinden emeklilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve toplumsal koşullara dikkat çekilirken, iktidarın emeklilik politikalarına sert eleştiriler yöneltildi..

Tüm Emeklilerin Sendikası Keşan Şubesi, emeklilerin ekonomik sorunlarını ve insanca yaşam taleplerini gündeme taşımak amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.

Keşan Kent Müzesi önünde bir araya gelen emekliler ve sendika üyeleri, oluşturdukları kortejle Hastane Caddesi üzerinden Alparslan Türkeş Meydanı’na yürüdü. Siyasi parti temsilcilerinin de destek verdiği yürüyüşün ardından meydanda ülke genelinde eş zamanlı olarak kamuoyuyla paylaşılan ortak açıklama okundu.

Açıklamaya geçilmeden önce, geçen hafta Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yaşamını yitiren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu için saygı duruşunda bulunuldu.

Basın açıklamasını Tüm Emeklilerin Sendikası Keşan Şube Başkanı Ahmet Erkan yaptı.

“Ali Şekeroğlu’nun ölümü yalnızca bir intihar mıdır?”

Açıklamanın önemli bölümünü, 25 Eylül’de Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu oluşturdu.

Şekeroğlu’nun ölümü nedeniyle duyulan üzüntünün dile getirildiği açıklamada, emeklilere ve yurttaşlara öfke ve çaresizliklerini kendilerine ya da başkalarına zarar verecek noktaya taşımamaları çağrısında bulunuldu.

Emeklilerin hak arayışının barışçıl, demokratik ve meşru yollarla sürdürülmesi gerektiği belirtilerek, çözümün “örgütlenmekten, dayanışmadan ve birlikte mücadele etmekten” geçtiği ifade edildi.

Bununla birlikte sendika, Şekeroğlu’nun ölümünün yalnızca bireysel nedenlerle açıklanmasına karşı çıktı. Şekeroğlu’nun daha önce yaptığı paylaşımlardaki geçim sıkıntısı ve insanca yaşam vurgularına işaret edilerek, ölümünün arkasındaki ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulların da tartışılması gerektiği savunuldu.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Ali Şekeroğlu, gidişiyle bize çok net bir mesaj bırakmıştır. O kardeşimiz daha önce ne istediğini kendi sözleriyle anlatmıştı:
‘Anayasal hak olan insan gibi yaşamak ve geçinebilmek için sesimizi duyuralım.’ demişti! Yönetenlere seslenerek, ‘Devletimizi ve bizleri yönetenler de duysun!’ demişti! Bir başka paylaşımında, ‘Vatan sevgimizi kimse sorgulayamaz, ancak açlıkla da cezalandıramaz!’ diye yazmıştı!
Ve Anayasa Mahkemesi önüne geldiğinde, elindeki dövizde tam olarak şu yazıyordu: “Para için değil, onurumuz için!”
Soruyoruz: Ali Şekeroğlu daha ne deseydi? Şimdi buradan, bu alandan hep birlikte soruyoruz: Bu yalnızca bir intihar mıdır?
Biz bu ölümün yaşandığı koşulların siyasi sorumlularını çok iyi biliyoruz ve buradan açıkça ilan ediyoruz: Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi bir cinayettir!“

İktidara emekli aylıkları üzerinden eleştiri

Keşan’da okunan açıklamada emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca pazar, mutfak, kira ve faturalarla sınırlı kalmadığı; yoksulluğun psikolojik ve toplumsal sonuçlarının da ağırlaştığı ifade edildi.

Sendika, mevcut tablonun uygulanan ekonomi ve sosyal güvenlik politikalarının sonucu olduğunu savunarak hükümete eleştiriler yöneltti.

Özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, emekli aylıklarının hesaplanması ve çalışan kamu görevlilerine verilen seyyanen artışın emeklilere yansıtılmaması eleştirilerin odağında yer aldı.

Açıklamada, milyonlarca emeklinin yaşadığı yoksulluk ve geçim sıkıntısının sorumluluğunun siyasi iktidarda olduğu savunuldu.

“Kaynak kime var, emekliye neden yok?”

Basın açıklamasında kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştiriler de dile getirildi.

Emekliler için kaynak bulunamadığı yönündeki söylemlere tepki gösteren sendika, “Kaynak kime var, emekliye neden yok?” diye sordu.

Bütçenin yalnızca gelir ve gider rakamlarından oluşmadığı, aynı zamanda siyasi tercihleri ortaya koyduğu savunularak, kamu kaynaklarının dağılımında emekli ve çalışanların öncelikli hale getirilmesi istendi.

“Sadaka değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz”

Sendikanın Keşan’dan dile getirdiği talepler yalnızca emekli aylıklarının artırılmasıyla sınırlı kalmadı.

Yıllarca çalışan, vergi ve prim ödeyen emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir gelire sahip olması gerektiği belirtilirken; yeterli beslenme, barınma ve sağlık hizmetlerine erişimin güvence altına alınması istendi.

Açıklamada, “Biz sadaka istemiyoruz, lütuf istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin, ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz” denilerek, emeklilerin çocuklarına ve torunlarına muhtaç olmadan, gelecek kaygısı yaşamadan hayatlarını sürdürebilecekleri ekonomik koşullar talep edildi.

“Para için değil, onurumuz için”

Eylemin öne çıkan mesajlarından biri de Ali Şekeroğlu’nun Anayasa Mahkemesi önünde taşıdığı dövizde yer alan “Para için değil, onurumuz için” sözü oldu.

Sendika, bu ifadenin Şekeroğlu’nun yaşamına son vermesini olumlamak amacıyla kullanılmadığının özellikle altını çizdi. Açıklamada söz konusu mesajın, yaşayan emeklilerin hak mücadelesinin bir ifadesi olarak sahiplenildiği belirtildi.

Emeklilere örgütlenme ve dayanışma çağrısı yapılan açıklamada, emek ve demokrasi örgütlerine de birlikte mücadele etme çağrısında bulunuldu.

Keşan’daki eylem, meydanda yükselen “Geçinemiyoruz” sloganlarının ardından sona erdi.

Emeklilerin Keşan’dan verdiği ortak mesaj ise açıklamanın sonundaki şu ifadeyle özetlendi:

“İnsanca ve onurumuzla yaşamak istiyoruz.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu