
Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, buğday, kanola, ayçiçeği ve çeltikte üreticinin maliyetlerle mücadele ettiğini belirterek tarımsal desteklerin erkene alınmasını ve düşük fiyatlardan kaynaklanan kayıpların telafisi için kilogram başına prim uygulanmasını istedi..
Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, bölge tarımının içinde bulunduğu koşulları değerlendirmek üzere 22 Eylül 2026 tarihinde İpsala Ziraat Odası’nda bir araya geldi.
Kurul, toplantının ardından yaptığı ortak basın açıklamasında; artan üretim maliyetleri, serbest piyasadaki fiyat hareketleri, ithalat kararları ve tarımsal desteklerin ödeme takvimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, üreticinin önümüzdeki dönemde daha fazla zorlanabileceği uyarısında bulundu.
Kurul, çözüm olarak temel ve planlı tarımsal desteklerin ekim ayı sonuna kadar ödenmesini ve ürün fiyatlarında yaşanan kayıpların telafisi amacıyla kilogram başına yeniden prim uygulanmasını önerdi.
“Verim beklentinin altında kaldı”
2026 yılının, önceki iki yılın kurak geçmesinin ardından alınan yağışlarla birlikte üreticiler açısından olumlu beklentiler oluşturduğu belirtilen açıklamada, hasat sonuçlarının ise beklentilerin bir miktar altında kaldığı ifade edildi.
Koordinasyon Kurulu, Edirne genelindeki ortalama verimlere ilişkin kendi değerlendirmesinde; buğdayda 500 kilogram, kanolada 250 kilogram, ayçiçeğinde 170 kilogram, ilk çeltik hasatlarında ise yaklaşık 800 kilogram seviyesine ulaşıldığını açıkladı.
Ancak kurulun açıklamasına göre, üretimdeki miktarın yanı sıra asıl sorun hasat döneminde oluşan fiyatlarla üretim maliyetleri arasındaki fark oldu.

Buğdayda fiyat ve maliyet farkına dikkat çekildi
Kurul, buğday sezonunun başlangıcında Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı fiyatın 14 bin 750 ile 16 bin 500 TL arasında olduğunu, buna karşın ürünün serbest piyasada 10-14 TL aralığında alıcı bulduğunu belirtti.
Buğdayın kilogram maliyetinin 18-20 TL seviyesinde olduğunu ifade eden Ziraat Odaları, üreticinin önemli bir bölümünü düşük fiyatlardan sattığını, daha sonra ise buğday ihracatının serbest bırakılmasıyla serbest piyasa fiyatlarının 18-20 TL bandına yükseldiğini savundu.
Açıklamada, üreticilerin ürünlerinin yaklaşık yüzde 70-80’ini sattıktan sonra gerçekleşen fiyat artışının sorgulanması gerektiği belirtilerek, fiyat farkından kimin yarar sağladığı sorusu gündeme getirildi.
Kanolada 15 günde yüzde 25’lik artış vurgusu
Kanola üretimindeki fiyat hareketlerine de dikkat çeken kurul, ürünün kilogram maliyetinin yaklaşık 27 TL olduğunu açıkladı.
Hasat döneminin başında kanolanın serbest piyasada 22-27 TL aralığında işlem gördüğü, üreticinin elindeki ürünün yaklaşık yüzde 90’ını sattığı dönemin ardından fiyatın 33 TL’ye yükseldiği belirtildi.
Ziraat Odaları, yaklaşık 15 günlük sürede meydana geldiğini belirttiği yüzde 25 civarındaki fiyat artışının nedeninin açıklanması gerektiğini ifade ederek, fiyat hareketinden üreticinin ne ölçüde yararlanabildiğinin sorgulanmasını istedi.
Ayçiçeğinde ithalat ve fiyat politikası tartışması
Açıklamanın en geniş bölümlerinden biri ise ayçiçeğine ayrıldı.
Ziraat Odaları, bölgede ağustos ayının 20’sinden sonra başlayan ayçiçeği hasadının, önceki iki yıldaki düşük verimlerin ardından üretici açısından önem taşıdığını belirtti.
Kurulun açıklamasına göre, 2024 ve 2025 yıllarında ayçiçeğinde 0-100 kilogram arasında verim alınması ve fiyatların düşük seyretmesi nedeniyle son iki yılda ekiliş alanlarında yüzde 30’a varan azalma yaşandı.
2026 yılında ise kış yağışlarının yüksek olması nedeniyle verimin toparlandığı ve üreticinin hem verim hem de fiyat açısından önceki iki yılın kayıplarını telafi etme beklentisine girdiği belirtildi.
Kurul, temmuz ayında alınan tarife kontenjanı kararının üretici açısından olumlu karşılandığını, hasadın başlamasıyla birlikte ayçiçeğinin geçen yıla kıyasla yüzde 30-35 daha yüksek fiyatlarla serbest piyasada işlem gördüğünü ifade etti.
Ancak açıklamaya göre daha sonra tarife kontenjanında değişikliğe gidilmesi, vergi indirimi uygulanması, ithalat tarihinin 1 Ekim’e çekilmesi ve TMO tarafından 12 bin ton ham yağ ithal edilmesi, piyasadaki fiyatların yeniden 2025 seviyelerine yaklaşmasına neden oldu.
Ziraat Odaları, bu gelişmelerin üretici beklentilerini olumsuz etkilediğini ve Trakya Birlik’in açıkladığı (yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği ön alım fiyatı 37 bin lira/ton) avans fiyatın üreticide hayal kırıklığı yarattığını savundu.
Kurul, ayçiçeği üretiminin Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, mevcut politikaların devam etmesi halinde 2027 yılında ekiliş alanlarında yüzde 30’a varan yeni bir daralma yaşanabileceği ve bunun Türkiye’nin ayçiçek yağı ithalatına bağımlılığını artırabileceği uyarısında bulundu.
“Çeltikte aynı tabloyu yaşamak istemiyoruz”
Edirne tarımının yanı sıra bölge ekonomisi açısından da önemli bir ürün olan çeltikte ise hasadın başladığı ve ilk saha verilerinin normal bir sezon beklentisi oluşturduğu belirtildi.
Buna karşın serbest piyasa fiyatlarının geçen yılın hasat dönemindeki fiyatların altında kaldığı ifade edildi.
Koordinasyon Kurulu, kilogram maliyetinin 47 TL olduğunu belirttiği çeltikte TMO’nun en az yüzde 35 oranında fiyat artışı yapmasını beklediklerini açıkladı.
Açıklamada, üretim döneminde mazotun litre fiyatının yaklaşık 81 TL, gübrenin ise 30 TL civarında olduğu; kış aylarında nehir taşkınları nedeniyle arazi çalışmalarında mazot ve işçilik giderlerinin de arttığı belirtildi.
Ziraat Odaları, çeltik fiyatının yalnızca üreticiyi değil, Edirne’nin ticari ve ekonomik hayatını da doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayarak fiyatın bir an önce açıklanmasını ve TMO’nun alım yapmasını talep etti.
Destek ödemelerinin zamanı da eleştirildi
Koordinasyon Kurulu’nun açıklamasında tarımsal desteklerin miktarı kadar ödeme zamanı da gündeme getirildi.
Kurul, güncellenen desteklerin üretim maliyetlerindeki artışı karşılamadığını savundu. Açıklamada, 2025 yılında buğday için temel destek ve planlı üretim kapsamında dönüm başına 806 TL destek verildiği ve bunun yaklaşık 15,5 litre mazot almaya karşılık geldiği belirtildi.
2026 yılı için ise dönüm başına desteğin 954 TL’ye yükseldiği, ancak bu tutarla yaklaşık 9,5 litre mazot alınabildiği ifade edildi.
Kurul ayrıca, söz konusu desteklerin üreticiye 2027 yılının şubat ve mart aylarında ulaşacak olmasının da üretici açısından sorun oluşturduğunu belirtti.
Ziraat Odaları’nın çözüm önerisi
Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, açıklamasının sonunda çözüm önerilerini de sıraladı.
Buna göre;
- Temel ve planlı tarımsal desteklerin en geç ekim ayı sonuna kadar ödenmesi,
- Düşük ürün fiyatları nedeniyle oluşan kayıpların telafisi amacıyla kilogram başına prim uygulamasına yeniden geçilmesi,
- Stratejik ürünlerde üreticinin önünü görebileceği bir fiyat ve destek politikasının oluşturulması
talep edildi.
Kurul, gerekli tedbirlerin alınmaması halinde üreticilerin bir bölümünün tarımsal üretimden çekilebileceği, köylerde nüfus kaybının artabileceği, sürdürülebilir tarımın zarar görebileceği ve gıda fiyatları üzerindeki baskının devam edebileceği uyarısında bulundu.
Açıklamada ayrıca gençlerin tarımda kalmasının da risk altında olduğu belirtilerek, mevcut koşulların genç çiftçi oranını daha da aşağı çekebileceği ifade edildi.
Ortak açıklamaya 8 ziraat odası başkanı imza attı
“Biz üretmezsek, ülke aç kalır” diyerek bitirilen basın açıklaması; İpsala Ziraat Odası ve Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hüseyin Darcan, Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, Havsa Ziraat Odası Başkanı Bülent Uzel, Uzunköprü Ziraat Odası Başkanı Cemal Durmaz, Meriç Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Türkkan ve Enez Ziraat Odası Başkanı Mehmet Oskan tarafından ortaklaşa kamuoyuna sunuldu.



