GündemKeşan

DOÇEK Başkanı Hakan Eşme: “Anız yasağı tek başına çözüm değil, faturayı halk ödüyor”

Keşan Doğa, Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) Başkanı Hakan Eşme, Trakya’da çeltik hasadının ardından yaşanan anız yakma sorununa dikkat çekerek, yasakların ve cezaların tek başına çözüm getirmediğini belirtti. Eşme, üreticinin maliyet yükünü hafifletecek teşviklerin hayata geçirilmesi ve çeltik saplarının ekonomiye kazandırılması çağrısında bulundu..

Keşan Doğa, Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) Başkanı Hakan Eşme, her yıl çeltik hasadının ardından Trakya genelinde yaşanan anız yangınları ve bunların yol açtığı hava kirliliğine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Trakya’nın Türkiye çeltik üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Eşme, yaklaşık 500 bin dekarlık çeltik alanının ülke ekonomisine ve tarımsal üretime büyük katkı sağladığını, ancak hasat sonrasında aynı çevre sorununun tekrarlandığını ifade etti.

Eşme, “Hasat bitiyor, tarlalarda anızlar yakılıyor ve vatandaş olarak hepimiz haftalarca genzimizi yakan, ciğerlerimize dolan duman bulutlarının içinde yaşamak zorunda kalıyoruz.” dedi.

“Yalnızca yasak ve cezalarla bu sorun çözülemiyor”

Her sezon başında anız yakılmasının yasak olduğunun hatırlatıldığını ve cezai yaptırımlar uygulandığını belirten Eşme, buna rağmen sorunun yıllardır devam ettiğine dikkat çekti.

Yasakların tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Eşme, şu değerlendirmede bulundu:

“Her sezon başında kurumlar genelgeler yayımlıyor, ‘anız yakmak yasak’ deniyor, cezalar kesiliyor. Ancak yıllardır tekrarlanan bu tablo bize açıkça gösteriyor ki yalnızca yasak koyup ceza keserek bu dumanı dağıtamıyoruz.”

“Üreticinin maliyet yükü göz ardı edilmemeli”

Çeltik sapının yüksek silis ve selüloz içeriği nedeniyle toprağa karıştırılmasının güç olduğunu ifade eden Eşme, bu işlemin ek ekipman, akaryakıt ve işçilik maliyeti gerektirdiğini belirtti.

Ortaya çıkan ekonomik yükün yalnızca üreticiye bırakılmasının sürdürülebilir olmadığını savunan Eşme, şöyle devam etti:

“Ortada ciddi bir maliyet olduğu gerçektir. Bu maliyeti tamamen üreticiye yüklemek mümkün değildir. Üreticiye binen her ek maliyet, nihayetinde gıda fiyatlarına yansıyarak yine halkın cebinden çıkacaktır. Gerekli işlemler yapılmayıp anız yakıldığında ise bunun bedeli halkın sağlığıyla ödenmektedir. Kamunun ve üreticinin bu yükü ortaklaşa üstlenmediği her senaryoda faturayı yine halk ödemektedir.”

DOÇEK’ten üç başlıkta çözüm önerisi

Sorunun çözümsüz olmadığını ve ekonomik yükün doğru yönetilmesi halinde anız yakılmasının önüne geçilebileceğini belirten Eşme, üç temel öneriyi gündeme getirdi:

  • Üreticiye teşvik primi verilmeli: Anızını yakmak yerine toprağa karıştıran veya balyalayarak toplayan üreticilere dekar başına doğrudan destek sağlanmalı.
  • Çeltik sapı ekonomiye kazandırılmalı: Çeltik sapları yalnızca tarımsal atık olarak değerlendirilmemeli. Oluşturulacak toplama ağlarıyla biyokütle enerji tesislerinde ve sanayide hammadde olarak kullanılmalı.
  • Toprak ve halk sağlığı korunmalı: Anız yakılmasının topraktaki canlılığa ve hava kalitesine verdiği zararlar dikkate alınmalı. Uygun yöntemlerle toprağa karıştırılan sapların, organik madde miktarına ve toprağın su tutma kapasitesine sağlayabileceği katkı değerlendirilmeli.

“Hem toprağımız hem de nefesimiz korunmalı”

Kamu kurumları ile üretici temsilcilerinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Eşme, teşvik mekanizmalarının hayata geçirilmesinin hem çevre hem de tarımsal üretim açısından önemli olduğunu belirtti.

Eşme, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Kamu idaresi ve üretici temsilcileri ortak bir paydada buluşarak teşvik mekanizmasını devreye soktuğunda hem toprağımız hem de nefesimiz korunacaktır.
Aksi halde her yıl aynı sorun yaşanmaya devam edecek ve ortaya çıkan dumanın faturası, bu sorunda hiçbir sorumluluğu bulunmayan halkın üzerine yüklenecektir. Vatandaş haklı olarak şikâyet etmekte ve yetkililerden kalıcı bir çözüm beklemektedir.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu