KEŞAN TARİHİ

Çağlar boyunca, orduların ve kültürlerin kıtadan kıtaya taşınmasında, geçiş noktası olarak rol oynayan Keşan’da, tarihöncesi dönemlere ait yaşam izlerine rastlanmaz.

Ancak, eski çağlardaki adı ‘Zorlanis’ olan Keşan’da, binlerce yıl önce Lüviler ve Trak boylarının yaşadığı sanılıyor.

Arkeolojik kazılarda elde edilen sikkeler, milattan önce 5 ve 4. yüzyıllarda bölgede Trak boylarından Odrislerin yaşadığını gösteriyor. Mecidiye sahilindeki Milattan Önce 4. yüzyıla (M.Ö 4.YY) ait yerleşim kalıntıları da Keşan’ın ilk çağlara kadar uzanan tarihine ilişkin bulgular arasında. Yayla ve Gökçetepe sahilindeki kale kalıntıları ise ortaçağda bölgeyi denetimi altında bulunduran Cenevizlilere ait.

Eski Yunan, Pers, Makedon egemenliğinde kalan Trakya, milattan sonra birinci yüzyıldan Roma hakimiyetine geçti.
Via Egnatia yani Egnatia yolu üzerinde bulunan Keşan, bu dönemde daha da önem kazandı. Çünkü, Milattan Önce 145 (M.Ö.145) yılında inşa edilen Egnatia yolu Roma ve İstanbul’u birbirine bağlıyordu. Karadeniz, Ege ve Adriyatik arasında önemli bir askeri ve ticari ulaşım yolu haline gelen Egnatia yolu, Bizans (Doğu Roma) döneminde de önemini korudu.
Ortaçağ boyunca Keşan, balkanlardan inen Gotların, Avarların, Bulgarların ve Peçeneklerin saldırısına uğradı. Bizans İmparatorluğunun başkenti Konstantinopolis (İstanbul) ‘in bu saldırı ve akınlardan korunması için 7.YY itibariyle Keşan’ın ana yol üzerindeki konumu güçlendirildi.
Bizans’ın iç karışıklıklarından faydalanarak Rumeli’ye geçen Osmanlılar, 1354 yılında önce Gelibolu ilçesini daha sonra da kısa bir süre içerisinde tüm Trakyayı fethetmeyi başardılar. Şehzade Murat, İstanbul’a uzanan yolun denetimini sağlamak için komutanlarından Gazi Evrenos’u Keşan’ı fethetmesi için görevlendirdi.Fethin ardından Egnatia yolu Osmanlıların denetimine geçti. Bu dönemde önemli bir geçiş merkezi olan Keşan ve çevresine Anadolu’dan gelen Türkmenler yerleştirildi.
Keşan’ın merkezi olan Rusköyü ile 13 vakıf köyü, 16.YY başlarında Osmanlı vezirlerinden Keşan’da günümüzde de camisi tarihi eser olarak bulunan Hersekzade Ahmet Paşa‘ya mülk olarak verildi. Keşan, 19.yüzyıla kadar gelişerek büyümeye devam etti. Osmanlı Devletinin Rumeli bozgunlarıyla birlikte Keşan işgaller ve göçlerle sarsıldı. 1828 ve 1877 yıllarında Ruslar tarafından iki kez işgal edildi. 1878-1879 yıllarında Rusların Balkanları işgaliyle başlayan göç dalgasından, Anadolu’ya giden ana yolun üzerinde bulunan Keşan da etkilendi ve o dönemden gelen göçmenlerin bir kısmı Keşan’a yerleşti.
Keşan, son olarak ise 1.Dünya Savaşının ardından 30 Temmuz 1920 tarihinde Yunanlılar tarafından işgal edildi. Keşan halkı, Kurtuluş Savaşı’na katılan “Trakya Müdafai Hukuk Cemiyeti” ne tüm güçleriyle destek verdi. Keşan ilçesi, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan “Büyük Zafer” in ardından 19 Kasım 1922’de bağımsızlığına kavuştu.
Keşan Belediyesi ise 1866 yılında kurulmuştur.